Fatmanur BEKEN
BURSA’NIN YENİ GÖZDESİ ‘BTÜ’ Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi'ndeki törenle eğitim yılına başlayan BTÜ’si nin açılışına, Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu'nun yanı sıra, Vali Şahabettin Harput, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Bursa Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ümit Yılmaz, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Ali Sürmen, belediye başkanları, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Açılışta konuşma yapan Bursa Valisi Şahabettin Harput 78 öğrenci ile Makine ve Kimya bölümlerinde eğitime başlayan BTÜ'nin Türkiye'nin 5. Teknik Üniversitesi olarak faaliyete geçtiğini söyledi. Teknik Üniversitenin açılışında konuşan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Ali Sürmen, yeni doğan bebeklerin çok değerli olduğuna dikkat çekti. Rektör Sürmen, şöyle konuştu: "Böyle bir bebeğin sevgisi çok olduğu gibi, anneliği ve bakımı da o derece zor olur. Üzerine titrememiz gerekir, hiç hata yapmaya gelmez. Şimdi bizimde öyle bir bebeğimiz var. Pek değerli, istikbalinin çok parlak olmasını ve kendisinden çok şey beklediğimiz bir üniversitemiz var. Ama bu beklentileri karşılamak için onu çok iyi yetiştirmenin sorumluluğunun da bilincindeyiz. Dolayısı ile çok zor bir görev üstlendiğimizin bilincindeyiz." Bursa'nın ekonominin can damarı kentlerden biri olduğunun altını çizen Rektör Prof. Dr. Sürmen, şunları söyledi: "Nüfus ve GSMH'ya katkı olarak Türkiye'nin 4. Büyük kenti olan Bursa otomotiv ve tekstil üretiminin merkezi, il merkezinde 5, ilçelerde ise 13 organize sanayi bölgesi bulunmakta. Toplamda 1421 büyük ölçekli sanayi kuruluşu olan, yıllık 11 milyar dolara yaklaşan ihracatı ile ülkemizin en çok ihracat yapan ikinci ili olan ve toplam ihracatımızın yüzde 9'unu gerçekleştiren ve sadece organize sanayi bölgelerinde 103 bin kişi çalışan ve istihdamının yüzde 50'den fazlasının sanayide olduğu tek il olma özelliği taşıyan Bursa'ya da bu Üniversite yakışırdı, hayırlı olsun." Uludağ üniversitesinde otomotiv mühendisliği bölümünü kurarak Bursa Teknik Üniversitesi kurulduğunda, kurucu aday olarak göreve başlayan Ali Sürmen, 10 Aralık 2010 tarihinden itibaren Bursa Teknik Üniversitesi Rektörlüğü görevini yürütüyor.
SİVİL İNSİYATİFİN BAŞARISI Makamında ziyaret ettiğimiz Rektör Sürmen, Bursa’ya Teknik Üniversite’nin kazandırılmasında sivil toplum örgütlerinin çok büyük etkisinin bulunduğunu söyleyerek şunları kaydetti. “Bursa bir sanayi şehri. Otomotivin ve tekstilin merkezi. Otomotiv sanayine atıfta bulunarak Bursa’ya Türkiye’nin Detroit’i deniyor. Büyük otomotiv firmalarının yanı sıra, yan sanayi dediğimiz büyük kuruluşlarda Bursa’da. Öyle ki ciddi anlamda ihracat yapabiliyorlar. Belli bir kalitenin üzerinde ve kalitelerinden taviz vermeden. Bursa, Türkiye’nin ikinci büyük ihracat kenti. Tabii ki bu tabloda sanayi ile ilgili teknik konuların ön plana çıkacağı aşikâr. Öyle olunca bir Teknik Üniversite ya da teknik aktivitelerin olduğu bir kent olgusu ortaya çıkıyor. Bu durumun illaki Teknik üniversite adı altında karşılanması gerekmezdi. Üniversitemizin adı ‘Teknik Üniversite’ ama altı, sadece teknik üniversite değil. Diğer altı fakültemizin belki iki tanesi teknik nitelikli. Onun dışındakiler ise bu niteliği taşımıyor. Dağ bilimleri, mimarlık ve mühendislik fakültemizin altını Bursa’ya yakışır bir şekilde, dahası teknik üniversite kavramının içini dolduracak bir şekilde geniş tutmak Bursa’ya çok şey katacaktır. Bursa’nın buna ihtiyacı var.”
ÖZELEŞTİRİ YAPMALIYIZ Uludağ Üniversitesi 36 yılık geçmişi olan bir üniversite. Burada olması gereken bir otomotiv-sanayi işbirliği olmadığından hep şikâyet edildi. Sanayicide bundan şikâyetçi oldu. Bunun bir takım gerekçeleri vardı belki. Yeni bir üniversitenin, yeni bir gerekçe ile yeni bir kavram, yeni bir formatla, belki bu kısır döngüyü kırmaya etkili olacağı kanaati mevcut. Rektör Sürmen; Bir takım gayretlerimize rağmen, bunu Uludağ Üniversitesi’nde tam anlamıyla başaramadık. Onun için Bursa’da Teknik Üniversite beklentisi daha büyük boyutta ortaya çıktı. Oysa Uludağ Üniversitesi’nin altında teknik branşlar var. Şimdi şu ve ya bunu bir kenara bırakıp, Öğretim üyeleri olarak kendimizi, üniversite olarak yönetim politikalarımızı, sorgulayabiliriz elbette. Sanayi olarak, üniversiteyi bir paydaş olarak algılama mantalitesini de sorgulayabiliriz. Fakat şimdi sorgulamaktan öte çözüm üretmek gerekir. Teknik Üniversite, yeni bir ruh, yeni bir yapılanma ile sanayicilerimizle ve çevremizle iyi bir bütünleşme içerisinde olmayı kendisine hedef ediniyor. Kuruluşumuzu da buna uygun bir şekilde yapmaya gayret ediyoruz. Planlamamızı ona göre yapıyoruz.” Şeklinde konuştu.
ORMAN ARAZİSİNE ÜNİVERSİTE KURULAMAZ Teknik Üniversite’nin yerinin belirlenmesi ile ilgili birçok görüş bildirildi. Rektör sürmen, konu ile ilgili düşüncelerini söyle aktarıyor. “Bir üniversitenin binasının nerede yapılacağı konusunda net bir cümle kurmak şu veya bunun söylemesi ile olamaz. Karar vermesi gereken devlet kurumlarının Bursa Teknik Üniversitesi’nin yerinin kesinleştiğini beyan etmesi ve karara bağlaması ile olur. Ankara’daki karar mekanizmaları; Maliye Bakanlığı, Milli Emlak Genel Müdürlüğü, Devlet Planlama Teşkilatı yeni adıyla Kalkınma Bakanlığı sürecinden sonra yer ile ilgili konuşabiliriz. Dolayısı ile kesinleşti denilen, bir takım dinamiklerin kendi temennileri doğrultusunda verdikleri demeçlerdir. Elbette oralarda olma ihtimali güçlüdür. Ancak bu bahsi geçen alan orman arazisi statüsündedir. Devletin kararları ciddidir. Hukuka uygun mevzuata uygundur. Orman arazisi olan bir yere üniversite kurulması mümkün değildir. Dolayısıyla bahsi geçen arazilerin kesin oldu denilebilmesi için, o bölgenin, mevcut alanın TBMM kararı ile orman arazisi olmaktan çıkarılması gerekir. Bunun dışında söylenen hiçbir sözün hükmü yoktur. Bu gün kesinleştiği söylenen Kestel’deki arazinin, hukuken üniversite olması mümkün değil mevcut şartlarda.” Teknik Üniversite’nin yeri ile ilgili alternatiflerin mevcut olduğunu anlatan Rektör Sürmen, kentin dinamikleri ile uyuşarak, sivil toplum kuruluşları ile anlaşarak, Valilik ve Belediyelerle sağlıklı bir mutabakat içinde neticeye varmak istediklerini söyledi.
BTÜ BURSA’NIN SON ÜNİVERSİTESİ Mİ? Kimse kendi yetki ve otoritesi içinde bu sonuca ulaşsa dahi efdal olan ortak düşünce ve beraberliğe sadakat göstererek karar mekanizmasını ihmal etmeden hareket etmektir diyen Sürmen, “ Bu konuda biraz daha beklemek zorundayız ancak, bizimle beraber doğan üniversitelerden yerini belli etmeyen kalmadı. Bazıları projelerini belirledi. Bazıları yakında inşaatına başlayacak. Dolayısıyla biraz talihsiz bir durumla karşı karşıyayız. Karamsar değiliz. Her gecikme önemli tabii ki. Kendi üniversitemize taşınmamız yaklaşık dokuz ay gecikmiştir. Kamuoyunda Kestel’den başka bir yer olmadığına dair bir anlayış var. Aslında farkında olmadan şunu söylüyoruz. Üniversite kuracak başka yer olmadığına göre Kestel’e kurmaktan başka çare yok. Bursa gibi bir şehirde bu doğru mu? Sabırla sonucu bekliyoruz. Bursa Teknik Üniversitesi Bursa’nın son üniversitesi mi?” şeklinde bir açıklama ile belli bir konsensüsle anlaşmacı tavrın muhafaza edilmesi gerektiğini söylüyor. Hatırlayacaksınız ki Uludağ Üniversitesi’nin kampüsüne taşınması 10 yıl sürdü. O zamanki şartlar farklıydı tabi. Şimdi hükümet politikalarında eğitim konusunda ciddi iyileştirmeler var ve her kaybedilen zaman önemli. Gaziantep Bursa’nın üçte biri kadar fakat üç üniversitesi var. Konya, Kayseri yarısı kadar, dört üniversitesi var. Bursa’nın statüsünün, fırsatlarını ve bölgesel avantajlarını düşündüğümüzde nitelikli üniversitelerin çoktan burada kurulması gerekiyordu. Yine, fakülte kurmaya kalktığımızda neyi ihmal edebiliriz ki? Bursa’da ne yok? Bursa muazzam bir şehir. Bir çok branş açılabilir Bursa’da üniversitelerde. Örneğin; deprem, bilgisayar, inşaat, mimarlık, şehircilik vs. gibi fakülteler. Bu bölümlerin olmayışını sorgulamak lazım ya da eksik kısımlarını.
HEDEF 10 BİN ÖĞRENCİ Teknik üniversitede yapılanma devam ediyor. Mevcut imkânlara göre geciktirmeden ek kontenjanla birlikte 82 öğrenci ile başladı eğitim öğretime. Büyüme sürecinin ardından hedef on bin öğrenci. “Bir araştırma üniversitesi olarak kalmak istiyoruz” diyor Rektör Sürmen ve devam ediyor “Uludağ Üniversitesi kırk beş bin öğrenciye ulaştı. Böyle bir bünye ile başarı çok fazla gelmiyor.” Teknik Üniversite’den mezun olacak öğrencilerin şehir ve ülke için ne anlam ifade ettiğini sorduk Rektör Sürmen’e. “Kaliteye çok ihtiyacımız olduğu bir dönemden geçiyoruz ülke olarak. Dolayısıyla biz Teknik Üniversitemizden mezun olacak öğrencilerimizin kalitesine ve bilgi birikimine önem veren bir eğitim sistemi içinde yetiştirilmesini istiyoruz. Bir kitle üniversitesi değil araştırmaya yönelik öz ve çekirdek yapısını muhafaza eden bir üniversite hayalimiz var. 3000-3500 yüksek lisans doktora öğrencisi, kalanı lisans öğrencisi olsun istiyoruz. Tabi ki öğretim görevlisi kadrosu önemli bu noktada.”
ÜNİVERSİTELER ÖZERK HALE GETRİLİMELİ Devletin yeni kurulan üniversitelere karşı oldukça cömert olduğunu dile getiren Rektör Ali Sürmen, kuruluş aşamasından ve YÖK’le olan sıkıntılarından bahsediyor. “Az sayıda üniversiteye göre projelendirilmiş bir YÖK 170 üniversitenin sorunlarına cevap vermekten artık yoruldu. Ve YÖK, üniversitelerin işlerine mevzuat gereği müdahil. Ve bu altından kalkılamayacak noktaya gelebiliyor bazen. Örneğin; Bir öğretim görevlisinin kadrosunun verilmesi ile size öğretim üyesi alınması arasında YÖK’le beş defa yazışmak zorundasınız. Bu yapılanmadan arınıp üniversiteleri daha özerk hala getirmek gerekir. Fakat sonuçtan sorumlu tutulmalı üniversite. YÖK, ‘Gel bakalım ben seni serbest bıraktım’ diyebilmeli o zaman. Bunun dışında doğru işler yapıldığı zaman Maliye Bakanlığından, destek görmüyorum demek, söz konusu dahi olamaz. Çalışan ve üreten ekibe ispat edildiğinde daha çok destek gösteriyorlar. Devlet Planlamada hiçbir sıkıntı yaşamadık. Genç bürokratlar üniversitelerin sorunlarını teşhis etmiş ve onların olmaması için gayret eder bir yapıda bize çok yardımcı oldular. Fevkalade çalışkan, genç, dinamik bürokratlar. YÖK’teki gecikmeler haricinde bir sıkıntı yasamadık. Kurullarda, her dalda karar verebilecek uzman kişi olmamasından doğan sıkıntılar var. Örneğin; Fizik bölümü açamıyorum. Polimer mühendisliği bölümü açamıyorum. Bu pratiği değerlendirecek mekanizma çok zor işliyor. YÖK, bunun farkında. Bu sistemin değişmesi için kendi içinde çalışmaları var.”
ANKARA’DAN BEKLENTİLER “Ankara’da bizi aşan, çözülmesini istediğimiz konular var. Mesela burada, bize devredilmesini istediğimiz, özelleştirmeye gidilmiş kurulu yerler var. Bunu çözme noktasında siyasi desteğe ihtiyacımız var. Bazen kafanızda bir proje oluşuyor. Bunun ne kadar ileriye bakan bir proje olduğunu anlatacak, sizi sükûnetle dinleyecek ve merciye gidip çözülmüş olarak dönmesini sağlayacak muhatap bulmanız kolay olmuyor. Siyasetçilerimizin bizim anlatmaya çalıştıklarımıza bizim gözümüzle bakmasını sağlamaya çalışıyoruz.”
TEKEL DEPOLARI BTÜ’YE VERİLSİN Yeşil Şehrin yanındaki Tekel depolarından bahsediyor Ali Sürmen ve ekliyor. “Özelleştirme İdaresinde şu anda. Biz yapmaya kalksak çok büyük rakamlar harcayacağımız yapılı bir bina. Orası tütünlerin kurutulması için tasarlanmış dolayısıyla tütünlerin iyi korunması lazım olduğundan, sağlıklı inşa edildiğini düşündüğüm bu binalar 86-87 dönüm bir arazi üzerinde. 30 dönümü kapalı alan, 1er dönümlük 20 bina 2 tane 3 ve bir tane 4 dönümlük hangarlar var birde. Burası şu ana kadar bize verilmiş olsaydı. Biz burayı projelendirip tadilatını ve altyapısını şekillendirecektik. Maliye Bakanlığı’nın Nisan ayı sonuna kadar laboratuar alt yapı projesi teklifi beklediğini anlatıyor Rektör Sürmen. “Mekânlarımı bilmediğim için planımı ona göre yapamıyorum. Bu yer bize verilmiş olsa muazzam olur.” Son olarak tüm kurumlara teşekkür ediyor Rektör Sürmen ve her biri ile uyum içinde çalıştıklarını ifade ediyor.
BURSA ÜNİVERSİTEYE AÇ Siyasilerin biraz bakış açılarını değiştirmeleri gerekiyor. Bazı konular beklemeye gelemeyecek önem ve aciliyette. Teknik Üniversite’nin bir an evvel yol almasını istediklerine inanıyorum. Sadece sürecin hızlandırılması için gerekeni yapmak düşüyor üzerlerine. Bursa Milletvekillerine, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a buradan bir hatırlatma yapmak isterim. Bursa üniversiteye aç. Doyurulmayı bekliyor. Yeni Üniversiteler Bursa’nın eğitim kalitesine, sosyal statüsüne, turizmine en önemlisi ekonomisine olumlu yönde etki edecek. |