FARMAS
KIRMIZI ETE ALTERNATİF DEVEKUŞU
‘Doğanın Şifalı Eli’ adlı kitabında Devekuşu yağına dair bilgiler veren Dr M. Ender Saraç şunları söylüyor.
‘Emu oil, mükemmel doğal bir asit kaynağıdır. Bu asitlerin iltihaba karşı etkileri vardır. Bu preparat bölgesel olarak sürülüp kullanıldığı takdirde, özellikle kızarıklıklara, hemoroite, zehirli böcek sokmalarına, eklem iltihapları ve ağrılarına, kas problemlerine ve yanık ağlarına iyi gelir. Kırışıklıkları giderme özelliği vardır. Cilt problemlerinin çözümümde olumlu sonuçlar alındığına tanık oldum.’
İKİ GENÇ GİRİŞİMCİ
Dünyada ve Türkiye’de yaklaşık on yıl evvel kırmızı ette ortaya çıkan açık, ve et fiyatlarının artması ile birlikte, karlı bir yatırım amacı görülerek, bir çok bölgede devekuşu sektörü oluşturuldu.
Ülkemizde ki duruma baktığımızda, zamanla pazarlamada başarı sağlayamayan bu girişimciler yok olma tehlikesiyle karşı karşıya gelirken, bir aile şirketi olan FarMas, günümüz dünyasında kırmızı et ile ilgili yaşanabilecek her hangi bir sıkıntıda alternatif olarak tercih edilebilecek bir sağlıklı et kaynağı olan devekuşu üretimine devam ediyor.
İki genç girişimcinin alışılagelmişin dışında bir sektörde ticaret hayatının içinde var olmaları takdir edilecek bir tablo. 2003 yılında kurulan FarMas o tarihten bu yana devekuşu yetiştiriciliği ve bunun uzantısı olan devekuşu etinin üretilmesi, yumurtasının değerlendirilmesi ve yağından çeşitli ürünler elde edilmesi noktasında yoğun araştırmalar ve çalışmalar yapmış. Pek alışılagelmemiş bu sektörde tutunma çabaları, tabi uzun vadede emek ve sabır gerektiren bir sürecide beraberinde getirmiş. Bu iki genç girişimciden Dr. Aslı Artvinli, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi mezunu. Doktorasını veteriner cerrahi bölümünde yapan Artvinli, FarMas’ta sorumlu veteriner hekim olarak görev yapıyor. Mehmet Faruk Çekinmez, eğitimini Çanakkale Üniversitesi Seramik Meslek Yüksek Okulu Bölümünde tamamladıktan sonra, ticaretin çeşitli alanlarında faaliyet göstermiş. Cesur ve bir o kadarda risk almayı seven sıra dışı bir kimlik. FarMas şirket müdürü. Oluşumun her aşamasında onun imzası bulunmakta. Yaratıcı kabiliyeti onun daima enteresan ve farklı alanlarda varlık göstermesini sağlamış. Üniversitede aldığı eğitimle topraktan seramik yapan Çekinmez, bir dönem yurt dışına karanfil ihraç etmiş. Türkiye henüz Organik tarımla yeni yeni tanışırken, bu alanda üretim yapmış ve bunun yanı sıra halen çeşitli sektörlerde çalışmaları bulunmakta.
TÜRKİYE TEMSİLCİSİ
Dünya Devekuşu Birliğine 2005’te FarMas üzerinden üye olan Aslı Artvinli, Birlikle yazışma sürecinin ardından, Birliğin Türkiye için bir temsilci araması üzerine, 2007’de bu temsilciliğe atanıyor. Aslı Artvinli gelişen süreçten bahsederken şunları kaydediyor. ‘Birlik, devekuşu üretiminin dünyada arttırılması üzerine ve özellikle yem ile ilgili araştırmalar yapıyor. Türkiye’ye 1995 li yıllarda gelen devekuşu üretiminin bu kadar geride kalması ve üretimde istenilen düzeye geçilememesini internet ortamında oluşan kirli bilgiden kaynaklanıyor. Şimdi biz Dünya Devekuşu Birliğiyle beraber bu anlayışın düzelmesi ve devekuşu üretiminin arttırılması noktasında çalışmalar yapıyoruz.’
Dünya Devekuşu Birliği’nin Türkiye temsilcisi olarak 2008 Ocak ayında İngiltere’ye giden Aslı Artvinli orada katıldığı toplantıların ardından ülkeye döndüğünde, şirket radikal kararlar alıyor. Özellikle devekuşu yemiyle ilgili tercihlerinin, bu noktada şekillendiğini söyleyen Artvinli, iptidai şartlarda oluşturulan FarMas Çiftliğine böylece bilimsel bir format oturttuklarını söylüyor. Devekuşu etinin özelliklerinin bilinmediğini ve bunun sektörde beklenen hareketliliği etkilediğini söyleyen Artvinli şöyle konuşuyor.
‘Bu işin kolay olmadığını biliyoruz. Çünkü devekuşlarıyla kuluçkalaşmadan başlayan bir maceramız var Bu sabır ve emek gerektiren bir süreç. İlk altı kuşla başlayan bu süreç yedi yıldır her gün daha gelişerek devam ediyor. Ciddi bir yatırım yaptık bu noktada Her şey sağlık koşullarına uygun ve steril ortamlarda gelişiyor.’
TEMEL FELSEFE EĞİTİM
FarMas şirket müdürü M.Faruk Çekinmez, okulunda ve seramik üretirken öğrendiği, geçen proseslerde yapılacak aşamaları planlamak, ya da verilen planları uygulamak ve bunun sürekliliğini sağlamak noktasında aldığı eğitimin, farklı bir versiyonunu bu sektörde uyguladığını, devekuşu üretiminde de bu kademelerin aynı olduğunu söylüyor.
Hedeflerinin bu periyotta ilerlediğini ve FarMas Devekuşu Çiftliği’nin, uzun vadede sistemli şekilde devam edebilen, alt yapısı yerleşmiş bir firma olması için ellerinden geleni yaptıklarını söyleyen bu iki genç girişimci sektörde oldukça iddialılar.
TRİO MODELİ
Dr. Aslı Artvinli devekuşuna dair bilgileri şöyle sıralıyor.
‘2.75 boyunda dünyanın en büyük yumurtasını yumurtlayan ve çok hızlı koşan, uçamayan tek kanatlı kuş olan devekuşları, Türkiye’ye, Belçika, İsrail ve Hollanda’dan getiriliyor. Çeşitli illerde yetiştiriliyor fakat belirttiğimiz gibi çok yaygın değil. Ana yurdu Orta Asya olan devekuşları seri olarak yoğun biçimde Afrika’da yetiştirilmekte. Doğal ortamda koloniler halinde yaşayan devekuşlarının, üretim amaçlı entansif yetiştiricilikte ya üç dişi bir erkek olarak yetiştirilmesi tercih ediliyor. Ya da üretimin suni olarak yapıldığı bu kapalı alanlarda ve verimin maksimum düzeye getirildiği sistemlerde, devekuşları Trio (yani bir erkek iki dişi olarak) yetiştirilme noktasında tercih ediliyor.’
Yumurtlama esnasında vücut ısılarının yükselmesiyle devekuşlarının kendilerine has bir hareket düzeni olduğundan bahseden Artvinli, genelde fotoğraflarda ya da belgesellerde gördüğümüz bu kuşların anatomik yapılarında, göğüs kafeslerinde yok olmayan bir kemikten dolayı uçamadıkları bilgisinin bilimsel bir veri olduğunu söylüyor. Uçamayan tek kanatlı olana devekuşları boyunlarının uzunluğunun getirdiği avantajla başlarını yere yaklaştırdıklarında bile vücut yapıları düz bir simetri halinde kalıyor ve buda başlarını kuma gömdükleri ifadesinin söylenegelmesine sebep oluyor.
EMU OİL
Eski Mısır, Roma ve Afrika kültürlerinde kozmetik ürünü olarak kullanılan ve birçok hastalığa iyi geldiği düşünülen devekuşu yağını, Kleopatra ve Saba(Yemen Etiyopya kraliçesi) sıcak ve kuru çöl ikliminde ciltlerini korumak amacıyla kullanmışlar.
Devekuşu yağının doğal ve asırlardır bilinen özelliklerini bir kremde bir araya getirmeyi düşünen FarMas, Türkiye’de ilk defa devekuşundan elde edilen yağ ile kozmetikte insan sağlığına katkı sağlamayı amaçlamış. Konuyla ilgili bilgi veren Dr. Aslı Artvinli şunları ifade ediyor. ‘Devekuşu yağında insan cildinde emilimi kolay olan ‘omega 3-6-9- oranları’ uçucu yağ asitleri yüksek oranda var. Yağın bütün özelliği bu yağ asitlerinde gizli. Yanık yaralar, deride kuruluk, sedef hastalığı, çatlak dudaklar, akne, egzama, yüzeysel deri sıyrıkları, eklem ve kas ağrılarında faydalı olan bu ürün vücut tarafından emilimi kolay olan tedavi amaçlı kullanılıyor.’
Ciltteki hücrelerin yenilenmesinde, iyileşmesinde ve yaraların kapanmasında hızlandırıcı etkiye sahip olan bu yağların sağlık bakanlığı onayı alınmış. Saf devekuşu yağının krem haline getirilmesi sonucu ortaya çıkan bu ürün belli ki sağlık sektöründe ilgi çekecek.
MUMDAN MASAJ YAĞI
Yurt dışından taleplerinde olduğunu belirten bu genç girişimciler ürünlerine, birde devekuşu yağıyla yapılan mumlar eklediklerini anlatıyor. Yakında piyasaya çıkacak olan yedi ürünün arasında en ilginç olanı ise bu. Yakıldıktan sonra normal mumlar şeklinde eriyen fakat söndürüldükten sonra katılaşmayıp vücutta krem olarak kullanılabilen bir ürün ve gerçekten ilgi çekici.
Vücudunuzdan yıkayarak çıkarabildiğiniz bu masaj yağı vücudun sıcaklığıyla deriden emiliyor.
ÖRÜMCEK KOVUCU YUMURTALAR
Kuluçka makinesindeki yumurtalar 10. Gününde yüksek voltajlı ışıklarla kontrol ediliyor ve içerde bir gelişim varsa süreç devam ediyor. Gelişim yok ise dölsüz yumurtalar dışarıya alınıyor ve örümcek kovucu olarak ayrılıyor. Üç ay kadar dışarıda kendi haline bırakılan yumurta bu süre sonunda hala sağlamsa örümcek kovucu olarak satılabiliyor. Eğer sağlam değilse içi boşaltılarak kabuk halinde aksesuar olarak kullanılmak üzere ayrılıyor.
Konuyla ilgili bilgiyi FarMas şirket müdürü M.Faruk Çekinmez’den alıyoruz. ‘Dölsüz devekuşu yumurtası doğal ortamda kuru ve havadar bir yerde muhafaza edildiğinde doğal olarak çürüyor ve bu sırada yayılan koku örümcekler tarafından algılanıyor ve o ortamda ağ yapamıyorlar. Yüzyıllar evvel Mimar Sinan tarafından saptanmış bu özellik günümüzde halen camilerde ve birçok yaşam alanında kullanılmakta. Bir devekuşu yumurtası ortalama 60-70 metre karelik bir ortamda etkili olmakta.’
DEKORATİF DEVEKUŞU YUMURTASI
Güzel Sanatlar mezunu olan Çekinmez, yaratıcılığını dölsüz yumurtaların değerlendirilmesi noktasında da göstermiş. Bu anlamda birçok çalışmayı FarMas ofisinde görebiliyorsunuz. Dölsüz olan devekuşu yumurtasının uygun şekilde içi boşaltılıp temizlendiğinde, üzerinde el sanatları ile ilgili kişiler tarafından motiflerle çalışmalar yapılabiliyor ve bu estetik açıdan şık çalışmaların ortaya çıkmasını sağlıyor. Kabuk orijinal renkleri korunarak ya da boyanarak ve yahut üzeri oyularak çeşitli dekoratif süslemeler elde edilebiliyor.
KAHVALTIDA DEVEKUŞU YUMURTASI
Normal yumurta şeklinde kırılabilen yağda veya haşlayarak tüketilebilen devekuşu yumurtasının beyazı daha yoğunlukta ve 45 dakikada piştiği söyleniyor. Ortalama 1.5 kilo ağırlığında ve eni yaklaşık 13.5 cm olan devekuşu yumurtası damak lezzetine göre tercih edilebiliyor.
DEVEKUŞU ETİ
Dr.Aslı Artvinli devekuşu etine dair şunları anlatıyor. ‘Devekuşunun yüzde 60’ı et olarak tüketilebiliyor. Lezzet anlamında dana etine yakın bir tadı olan devekuşunun yüzde 95 i iki budundan elde ediliyor. Bir kuştan 2-3 kiloya yakında ızgaralık et çıkıyor. 60 kiloya yakın ise kuşbaşı ve rostoluk et elde edebiliyorsunuz. Dolayısıyla elde edilen verimin arttırılması noktasında etinin pazarlanması gerekmekte. Devekuşu etinin özelliklerine gelince, demiri yüksek, kolesterolü düşük, kalori değeri kolesterolüne oranla yüksek. Renk ve tat olarak sığır eti ile benzer nitelikte olan devekuşu eti tavuk ve hindi etine göre daha az yağlı. Dayanma süresi diğer etlerle aynı orandadır.
Diğer etlerde kolesterol yüksek olduğu için kaloride yüksek oluyor. Fakat devekuşu etinde protein oranı iyi olduğu için kalorisi düşük değil. Devekuşu eti bu özelliklerinden dolayı zayıflama programlarında tavsiye edilen ürünler arasında.’
DEVEKUŞU DERİSİ
Devekuşu derisi timsah derisinden sonra dünyada ikinci derecede kaliteli deri. İşlenmesi zor fakat işlendikten sonra uzun ömürlü. Türkiye’de işlenmeyen bu derilen ihraç ediliyor. Yağ oranı az olan devekuşu derisinde işlendikten sonra esneme mümkün olmuyor.
DEVEKUŞU TÜYÜ
Devekuşu tüyü ise elektrostatik özellikte olup, tuttuğu tozu ancak yıkandığında bırakan bir özelliğe sahip. Bu sebeple tozluk olarak evlerde vs. kullanılıyor. Yine araba fabrikalarında araç son kat boyaya girmeden önce devekuşu tüyünden geçiyor. Süs amaçlı çok orijinal hallerde örneğin; modada veya tekstilde kullanılabiliyor devekuşu tüyleri.
Modada, son olarak Faruk Saraç’ın ‘Padişah Esvabı’ defilesinde kıyafetlerde aksesuar olarak kullanıldığını biliyoruz.
Tüm bu bilgiler sonrasında şunu söyleyebilir ki, FarMas kaliteli devekuşu eti üretiminde iddiasını ortaya koyuyor.
Devekuşu; etiyle, yumurtası, derisi, yağı ve tüyü ile birçok katma değere sahip.
Sıra dışı işlere imza atan bu iki genç ise bunun farkında olarak mütevazı tavırlarıyla ticaret hayatında her geçen gün yükselen bir ivmeyle yol alıyor. |