Paylaş  
ANASAYFA KÜNYE BİZE ULAŞIN YAZDIR
  SON DAKİKA  
  Gündem
  Ekonomi
  Siyaset
  Yerel Haberler
  Yurt Haberleri
  Dış Haberler
  Sağlık
  Eğitim
  Yaşam
  Çocuk
  Kültür Sanat
  Spor
  Magazin
  Sinema
  Bilim ve Teknoloji
  Otomobil
  Kitap
  Gezi
  Güzellik
  Mizah
  Röportaj Haber
  İlginç Haberler
  Safir TV
  DÖVİZ
  USD 1,8245
  EURO 2,3295
  İMKB100 57.079
  ALTIN 93,279



 47 BİN KADINA MAAŞ REDDEDİLDİ!  BAĞIŞ: AB TÜRKİYE'NİN DEDİĞİ NOKTAYA GELDİ!  HALİÇ KÖPRÜSÜNDE BÜYÜK TEHLİKE!  29 İL'E 'SÜPER BAŞKANLIK' SİSTEMİ!  GÜNAHLARDAN ARINMA MEVSİMİ ÜÇ AYLAR!  İRAN VE IRAK CESET TAKASI YAPTI!  ARTIK ÇOK DAHA UCUZ OLACAK!  GÜL, OBAMA'DAN İNSANSIZ HAVA ARACI İSTEDİ!  MEMURLAR HAREKETE GEÇİYOR!  DOKTORA ŞİDDET DEVAM EDİYOR!
  STİLİN OKSFORD’U
Faruk Saraç Tasarım Meslek Yükekokulu'nun bulunduğu Fabrika-i Hümayun, Türkiye’de benzeri olmayan bir konsepte sahip. 2011 2012 öğretim yılında ilk mezunlarını verecek olan Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu geleceğin modacılarını yetiştirecek. Bilgi ve pratiğin aynı mekânda uygulanabildiği okulda Saraç, meslekte 30 yıllık birikimini öğrencilere aktarıyor.

Fatmanur BEKEN


1955 Urfa doğumlu. Mesleğinde otuz yılı geride bırakmış. “İşim benim namusum” diyecek kadar seviyor mesleğini. “İnsanların öncelikle yaptığı işe saygı göstermesi ve onu sevmesi şart” diyor Faruk Saraç ve bizimle hatıralarını paylaşıyor.


"Sevgi her şeye ilaç. Sözcük olarak ta çok güzel, fakat bu sözün hakkını vermek önemli. Kişi hayatı kendi yorumlar. Bende hayatı farklı yorumlayan insanlardan bir tanesiyim. Hayat kutuplardan oluşmuş. Artı- eksi,  gece-gündüz, kadın-erkek gibi her şeyin muhakkak bir zıttı var. Çok kitap okuyan bir insan değilim.  Fakat yaşarken hayata kendi yorumunu katabilen bir felsefem var. Buda bana büyük bir keyif veriyor. İşimi çok seviyorum. Başarılı olup olmadığım kendi yorumumu işime katmamla alakalı değerlendirdiğim bir konu. Yıllardır profesyonel futbol oynarım. Babam banka memuru idi. Gençliğim ve okul hayatım Urfa’da geçti. Tahsil için İstanbul’a geldim. İyi bir futbolcu olamadım belki ama iyi bir tasarımcıyım."


KADERE VE RASTLANTILARA İNANIRIM
Hayatın uzun bir maraton olduğuna inanırım diyen Saraç sözlerine şöyle başlıyor. “Başarı sonsuz değil. Kalıcı bir imza bırakmak çok önemli. Ben mağazacılık tan gelen biriyim. Alaylıyım diyebilirim. 1981’de ilk mağazamı açtım Kadıköy’de. Kadere ve rastlantılara çok inanırım. İstanbul’a ilk gelişimi hatırlıyorum. Haremden Kadıköy’e yürüdüm. Sabahın altısında kapısının önünde durduğum o yeri, yıllar sonra Faruk Saraç olarak açtım. Yine kaderimde ilginç bir olayı anlatayım. Dokuz yaşında iken anne ve babamla beraber Anıtkabir’de bir resmimiz var 11. basamakta.  2006 yılında Sarı Zeybek defilesiyle Anıtkabir bana açıldı. F 16’lar uçtu. 5000 kişi davetli vardı. Cumhuriyet tarihinde bir ilk belki de. Kaç yıl sonra yine 11. basamakta bana devlet nişanesi verdiler.”
Birçok koleksiyona imza atan Saraç Türkiye’ye ilk barterı getiren kişi. Milli takımın ilk sponsoru olduğunu anlatan Saraç 200 e yakın defile yapmış ve 200 e yakın plaket almış. Birçok filme ve tiyatroya kostüm hazırlamış ünlü modacı. Ünlü ünsüz birçok kişiyi ve devlet adamını giydiren Faruk Saraç, mesleğine duyduğu saygıdan dolayı isim vermiyor. Reklam olarak müşterilerini kullanmaktan hoşlanmıyor.
“Yıllar evvel Ricky Martin’i giydirmiştim” derken ilginç bir anısını daha paylaşıyor bizimle. “Aynı akşam oraya davetliyim. Yanımda oturanlar şöyle diyor. ‘Yahu şu Avrupalılara bak nasıl güzel giyiniyor’. Yine ses çıkarmadım. Çünkü Ricky Martin benim için bir müşteridir. Ben işimi yaptım.”


ŞIMARMAK MİZAHIMA TERS
“Genelde bize, ‘Kimleri giydiriyorsunuz?’ şeklinde bir soru sorarlar. Oysaki ‘Moda tekstil nerede olmalı? Nedir eksiğimiz?’ Gibi konular sorulmalı. Fakat toplum olarak maalesef magazini seven bir tarzımız var. ‘Kim şık kim rüküş?’ sorusu tercih ediliyor.
Jamaika’dan tutunda, Orta Doğu’ya kadar Avrupa’da birçok müşterim var. Bu beni şımartmıyor. Mizahıma çok ters bir tavır şımarmak. Soyadımı söyleyemeyecek kadar utangaç bir mizacım var. Ben nereden geldiğimi asla unutmadım. Hepimiz mesleğimizi yapıyoruz fakat farklı olmak zorundayız. Farkındalık oluşturmak zorundayız.”
Saraç mesleğinde öylesine iddialı ki bir lira reklam parası ödemedim diyor. “Yaptığım iş benim için reklamdır zaten. İnsanlar, ‘Nereden aldın?’ diye sorabiliyorsa bu, ürünüm ve sunumu ile alakalı en önemli reklamdır. İnsanlar özel uçağı il geliyor ve ölçü verip gidiyorsa bu benim için yeterli referanstır. Caddelere çıkmadım. Ara sokaklardan beslendim. Yer sofrasını çok severim, bundan keyif alırım, yemeğini güzel pişiren lezzetli sofraları tercih ederim. İşini iyi yapan insanların yemeğini yerim.”


DOLMABAHÇE SARAYI İLK KEZ BANA AÇILDI
Birçok başarılı defileye imza atan Faruk Saraç, Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1910-1938 tarihleri arasında giymiş olduğu kıyafetleri çalışırken duyduğu onuru şöyle anlatıyor.
“Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yaşadığı devrin en şık liderlerinden bir tanesi. Cumhuriyetimizin 75. Yıldönümünü kutladığımız o yıl, O’nun giydiği kıyafetleri çalıştım. Atatürk’ün politik ve askeri yönünü hepimiz biliyoruz. Fakat Atatürk’ün ölçüsünü benden başka bilen yok. Bende Türk gençliğine onun nasıl şık olduğunu gösterdim.”
“Para insana saymasını, kıyafette insana güzel yürümesini öğretir” diyerek sözlerine devam ediyor Saraç ve “İnsanın kendi vücut dili var, tarzı var, rengi var, teni var. İnsanın, tenine göre renk seçimini, fiziğine göre model seçimini yapması gerekir. Her moda olan şey alınıp giyilmez.” Diyor.
Mütevazı tavrıyla sohbete devam ettiğimiz Saraç için hamam sefası vazgeçilmeleri arasında. Son yıllarda en çok bundan keyif aldığından bahsediyor. Çok fazla insan içinde görünmüyor. “Sohbeti hoş olan insanları çok seviyorum” diyor ve ekliyor. “Gerektiğinde, sohbet bahanesiyle patlıcan kızartması ve kaymak yemek için Urfa’ya gidebilirim”.


GECENİN ANLAMLI SESSİZLİĞİNDE ÇALIŞIYORUM
Elbette zamansızlık onunda sıkıntısı. Yalova’da ki çiftliğine yıllardır uğrayamadığından  söz ediyor. Bir oğlu ve bir kızı var ünlü modacının. Aile ilişkilerine önem veriyor. Fakat “Yoğun çalışma temposunda oğlumla üç kez maça gidebildim. Yaşı 19” diyor elbette üzülerek. Gece çalışıyor Saraç. Tasarımlarını gecenin anlamlı saatlerinde çok daha rahat ortaya çıkarabildiğinden bahsediyor.  Gecenin anlamlı sessizliğinden istifade edenlerden biri o.


KUMAŞA SEVDALIYIM
“Kumaşla konuşurum. Çünkü ben kumaşa sevdalıyım, kumaş benim aşkım” diyen Saraç 25 yıldır bir Yuka besliyor. Adı Ayşe. Çevresindeki herkese sormuş çok nadir çiçek açan bu çiçeği. Senede iki defa çiçek açtığını söylüyor. Mis gibi bir kokusu var derken onunla yaptığı sohbetlerden bahsediyor gülümseyerek. “Ayşe’yi seviyorum, öpüyorum, konuşuyorum. Eve girince merhabalaşırım onunla” diye anlatırken sevgi dolu yüreğini ele veriyor Saraç.
“Karınca benim için çok önemli. Akşam saatinde Urfa’dan kalan bir alışkanlıkla teraslarımız yıkanır. Geçenlerde terasımı bir akşam vakti yıkamak istediğimde karıncaları gördüm. Kıyamadım bıraktım. Bu tür şeylere anormal dikkat ederim.”...


“1974 yılında bir şiir yazdım.
‘İnsanlar gelir, insanlar gider, ben hale insanlar arasında insan aramaktayım’… Diye
Son zamanlarda bu bana daha anlamlı geliyor.
En büyük haz aldığım şey gariban insanlara yardımcı olmak.
Bursa’ya gelişimde bu sebepledir.
Fabrika-i Hümayun bu noktada çok önemli benim için.”
Sarı Zeybek’i bitirdiğinde ismiyle müziğiyle ses getirmişti bu proje. Tarihsel bir gösteriydi.
Yine devamında Çırağan sarayında yaptığı ‘Geçmişten Günümüze Polis’
Ardından 700 parçalı ‘Padişahın Esvabı…’ Her biri çok konuşuldu Türkiye’de. Faruk Saraç bu defilelerde imzasını bir kere daha atmış oldu modacı kimliği ve farklı bakış açısıyla…
Son yıllarda kurumsalları giydirmeye başlayan Saraç, Devlet Demir Yolları’nın, Orman Bakanlığı’nın, Sağlık Bakanlığı’nın kıyafetlerini tasarladı. Polis Teşkilatı ve Türk Hava Yollarının yer hizmetlerinin kıyafetleri de Saraç’ın.


FABRİKA-İ HÜMAYUN
2000 yılında Faruk Saraç Moda ve Sanat Vakfı’nı kuruyor Saraç. “Bir müzem okulum olsun istediğim bir dönemde, gençlere mesleği öğretmek istediğim bir dönemde, Fabrika-i Hümayun karşıma çıktı” diyor. Tamamen kendi imkânlarıyla yaptırıyor Bursa’da Faruk Saraç Tasarım ve Yüksekokulunu.
Virane olan bu binayı bir eğitim yuvası haline getiriyor. Yıllarını verdiği birikimiyle Bursa’ya, genç nesle sanatını öğretmek adına yapıyor bu yatırımı. Fabrika-i Hümayun’un orijinal yapısını korumaya özen gösteriyorlar inşaatı sırasında. 1852 yapımı bu bina, tarihsel dokusu muhafaza edilerek yeniden inşa ediliyor.
Faruk Saraç’ın bir hayalide, Bursa’da ipek böcekçiliğini yeniden canlandırmak. Okulun üst katında dokuma tezgâhları, atelye var. Aynı zamanda üretim yapılıyor. İpekböceğini yeniden Bursa’nın bir değeri haline getirmek istediğinden önemle bahsediyor ünlü modacı. Bir katta ise koleksiyonundaki ürünleri sergiliyor.
Faruk Saraç’ın bundan sonraki tüm koleksiyonları Bursa’dan çıkacak. Derslere kendisi de giriyor. Gençler teorik bilgileri pratikle harmanlayarak Saraçtan öğreniyor. Yaşayan bir akademi, yaşayan bir müze, yaşayan bir atölye Faruk Saraç Tasarım ve Yüksekokulu. Burası Stilin Oksford’u. Yeni yapılan birçok otelin kral dairesi ve süitleri Saraç tarafından Fabrika-i Hümayun Bursa’da yapılıyor. Ve Fabrika-i Hümayun’da dokunan kumaşlarla hazırlanıyor.
Saraç inancını muhafaza eden biri. ‘Her sabah kalktığımda şükrederim’ diyor. Engellilerden ücret almadıklarını söylüyor okulda. Ve onlar için gerekli detayları inşaat sırasında düşündüklerini dile getiriyor.


AŞK KUMAŞI
 “Ben giderim gölgem arkadan gelir” diyen ünlü modacı İstanbool adını vereceği bir kokunun çalışmalarını yapıyor. Bunun gelirinin bir kısmı yetimhanedeki çocuklara gidecek. 11 yaşında annesini kaybeden Saraç, yetim büyüdüğü için bu konuda ayrı bir hassasiyeti var. “Önemli olan zengin olmak iş adamı olmak sanayici olmak değil” diyor. “Önemli olan yüreğini ortaya koymak.”
İstanbool için, “Şimdiye kadar üretilen hiçbir kokuya benzemeyecek. Sürüldükten sonra zaman geçtikçe koku da değişecek. Parfümü sürenlerden, bazen Kapalıçarşı bazen Boğaz esintisi gelecek. Ve bu benzersiz koku 12 saat boyunca sürecek” diye konuşuyor. İçerisinde kumaş kokusu bile olan bu parfüm için İsviçre’den bir buruncu getirilmiş. Koku, erkek ve bayan olarak hazırlanıyor. Aynı zamanda kokuda deniz ve Kapalıçarşı havası esiyor. İstanbool’un tanıtımının defilesi yapılacak. Adı Aşk Kumaşı.
Dünya kenti İstanbul’a gelen turistler, bundan böyle lokum ve fes dışında yanlarında İstanbul’un kokusunu da götürecekler.


YETİMLERE ve ŞEHİT ÇOCUKLARINA BURS
“Ülke menfaatleri her şeyin ötesindedir. Ülkeme hizmet eden her kimse ceketimi iliklerim” diyerek vatan sevgisini dile getiriyor Faruk Saraç. Maneviyatın olmadığı sürece başarının da olamayacağını söylüyor. Ve devam ediyor hayata karşı bakış açısını anlatmaya. “Adamlık çok önemli, yaşlı insanlarla sohbet etmeyi çok severim, bir yere gelmiş bir insanla oturup sohbet etmeyi ve onun sohbetinden yeni ve farklı kazanımlar edinmeyi severim. Çok konuşan insanı hayatım boyunca sevmedim. Ülkemi çok seviyorum. Avrupa hayranlığım hiç yok. Sevilen masada oturmak varken neden yabancı ülkede olmayı tercih edelim ki…”
Kendi ülkesinde kendi markasına sahip çıkmayanı eleştiriyor ünlü modacı. Parasını burada kazanan kişilerin yatırımlarını yabancı ülkelerde yapmalarına sitem ediyor. “Hiçbir zaman sosyete olmadım. Ayakkabısının arkasına rahatlıkla basan biriyim. Şivemi kullanarak konuşurum.”
Faruk Saraç Tasarım Meslek Yükekokulu'nun bulunduğu Fabrika-i Hümayun Türkiye’de benzeri olmayan bir konsepte sahip. 2011 2012 öğretim yılında ilk mezunlarını verecek olan Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksekokulu geleceğin modacılarını yetiştirecek. Bilgi ve pratiğin aynı mekânda uygulanabildiği okulda Saraç, meslekte 30 yıllık birikimini öğrencilere aktarıyor.
Faruk Saraç, Tasarım Meslek Yükekokulu'nun bir vakıf okulu olduğunu, kendi imkânları ile bu hale geldiğini,  Bursa'nın bir değeri olan Fabrika-i Hümayun Tasarım Meslek Yüksek Okulu'na bütün Bursalıların sahip çıkması gerektiğini vurgularken, geçen yıl olduğu gibi bu yılda 10 yaşından önce yetim ve öksüz kalmış çocuklar ile şehit çocuklarına gerekli burs desteğinin sağlanacağını yineledi.


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 



 



2011-12-19 - 14:44:27 Bu haber  68  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
BU HABERE YORUMUNUZU EKLEYİN
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanları doldurmanız gerekmektedir.

 


Bursa
29°C / 13°C
Çok Bulutlu


  YAZARLARIMIZ
Fatmanur Beken
RECEP ALTEPE, YALOVA KAYMAKAMI MI?
Yüksel Baysal
19 MAYIS RUHUNA UYGUN KUTLAMA
Osman Gürçay
NİNNİ... BURSALIM... NİNNİ...
İbrahim Çoban
BOR HAKKINDA BİLİNMEYENLER
Kemal Cankaya
CHP'DE GENÇLİK SEÇİMİNİ YAPIYOR...
Muharrem Karabulut
YÖNETİMDE BAŞKANLIK...
A. Eşref Uzundere
BURSA 'SAĞLIK SERBEST BÖLGESİ' OLMAYA...
Orhan Kaplan
BULGARİSTAN'DA YIM...
Orhan Çelik
TEKNEDEN EKMEĞİ, SOFRADAN SÜTÜ...
Mehmet Ali Ekmekçi
ANNELERİN GÜNÜ...
Yakup Altınöz
HARİKULADE KIRGIZİSTAN ANILARIM
Dr. Müh. Mustafa Uysal
YENİ ANAYASA
Ümit İşmen
MORTGAGE
Nurullah Aydın
KİM KİMDİR? HÜKMÜ SİZ VERİN
Melike Yılmaz
DON KİŞOT OLMAMAK!
Prof. Dr. Erkan Işığıçok
HALKIN KENT YÖNETİMİNE KATILIMI...
Ertuğrul Erdoğan
AH ŞU TELEFONLAR!
Elif Özkeleş Diyet Uzmanı
GLUTEN ALERJİSİ (ÇÖLYAK HASTALIĞI)
Ayşen Taşkın
ARAP BAHARININ KADIN AKTİVİSTLERİ
Sabri Yalın
ANNELERİMİZ CENNETTEN Mİ...
Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu
BURSA'DA EV YAŞAMI 1
Ahmet Zeki Yeşil
BAHAR HAVASI VAR
Selami Saygın
SOSYALİZM GELMEZ İNŞALLAH
Av. Nurhayat Altaca
HASTA TUTUKLULAR, SAÇ KESME, AİHM
Ayhan Zenbilci
AKÜLÜ ARABAMDAN ELİNİZİ ÇEKİN
Burcu Yılmaz
İŞÇİ-EMEK- İŞVEREN
Feridun Baykara
ÖZGÜRLÜKLER ÜLKESİ TÜRKİYE
Ferhat Karakaş
BAZEN
Av. Halil Ağa
ÇAĞIN VEBASI GÜRÜLTÜ 2
Sevda Can
OKULLARDA SUÇ VE CEZA
 
Tüm yazarlar
  ANKET

Yükleniyor...

 www.medyaplatform.com 2010 Haber kaynakları ve kullanılan resimlerin izinsiz kopyalanması yasal değildir.