Paylaş  
ANASAYFA KÜNYE BİZE ULAŞIN YAZDIR
  SON DAKİKA  
  Gündem
  Ekonomi
  Siyaset
  Yerel Haberler
  Yurt Haberleri
  Dış Haberler
  Sağlık
  Eğitim
  Yaşam
  Çocuk
  Kültür Sanat
  Spor
  Magazin
  Sinema
  Bilim ve Teknoloji
  Otomobil
  Kitap
  Gezi
  Güzellik
  Mizah
  Röportaj Haber
  İlginç Haberler
  Safir TV
  DÖVİZ
  USD 1,8245
  EURO 2,3295
  İMKB100 57.079
  ALTIN 93,279



 47 BİN KADINA MAAŞ REDDEDİLDİ!  BAĞIŞ: AB TÜRKİYE'NİN DEDİĞİ NOKTAYA GELDİ!  HALİÇ KÖPRÜSÜNDE BÜYÜK TEHLİKE!  29 İL'E 'SÜPER BAŞKANLIK' SİSTEMİ!  GÜNAHLARDAN ARINMA MEVSİMİ ÜÇ AYLAR!  İRAN VE IRAK CESET TAKASI YAPTI!  ARTIK ÇOK DAHA UCUZ OLACAK!  GÜL, OBAMA'DAN İNSANSIZ HAVA ARACI İSTEDİ!  MEMURLAR HAREKETE GEÇİYOR!  DOKTORA ŞİDDET DEVAM EDİYOR!
  TOPRAK ALTINDAN YÜKSELEN IŞIK
Sohbetimiz, ecdadımızın her alanda olduğu gibi, bilimsel konularada nasıl vakıf olduğunu ve dünya tarihine hükmeden gerçek kimliğini yeniden anımsamamıza yardımcı oldu

Fatmanur BEKEN RÖPORTAJI


4-6 DECEMBER 2009
INTERNATIONAL SYMPOSIUM on MOLLA FANARİ


TOPRAK ALTINDAN YÜKSELEN IŞIK


MOLLA FENARİ SEMPOZYUMU


DÇ.DR.TEVFİK YÜCEDOĞRU
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ KELAM ANA BİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ


Bursa'nın gelecek vizyonunu belirlerken,bunu  tarihi ve kütürel değerleri gün ışığına çıkararak oluşturmaya gayret gösteren, ve bu vizyonun ,yapılacak soyut ve somut çalışmalarla desteklenmesini ilke edinen Bursa Büyükşehir Belediyesi ,geçtiğimiz sene bu bağlamda Uluslararası bir sempozyum düzenledi.


'Osmalı Bilim Tarihinin İlk Büyük Siması Molla Fenari Sempozyumu'


Milli ve manevi değerlere olan hassasiyetimizle,yoğun çalışma temposu içerisinde takip edemediğimiz sempozyumla ilgili ayrıntıları almak üzere, organizasyonun koordinatörlüğünü yapan Sayın Yücedoğrunu makamında ziyaret etmiştik.
Bu değerli çalışmayı o vakit yayınlama fırsatı bulamadığım için şimdi Medya Platform'da sizlerle paylaşmak isterim...


Sohbetimiz, ecdadımızın her alanda olduğu gibi, bilimsel konularada nasıl vakıf olduğunu ve dünya tarihine hükmeden gerçek kimliğini yeniden anımsamamıza yardımcı oldu.
Sayın Yücedoğru'nun konuya hakimiyeti ve aslına hayranlığına bir  o kadarda biz hayran olarak aktı geçti zaman.
Memleketimin ilim irfan yuvalarının, her branştaki mevcudiyeti bizleri onurlandırdı.Şimdi sizleri bu sohbetin akışı içinde ,satırlarda gezinmeye davet ediyoruz.
Evet,neden Molla Fenari ve bu fikir nasıl doğdu?
Bursa'nın öteden beri eleştirdiğimiz bir yönü var.Kültür hayatına hiç bir şekilde yer vermiyor.Zaman zaman çıkışlar olmakla beraber bu konuda ancak son zamanlarda ciddi gayretler içerisine girildi.
Hatta bizim ramazan ayında düzenlediğimiz bir Tasavvuf Sempozyumumuz vardı.Sayın Erdoğan Bilenser ve Sayın Erdem Saker döneminde Mustafa Kara Bey'in hayata geçirdiği.
Fakat bir önceki dönemde bunun ödenek yetersizliğinden yapılamayışı bizim bu konudaki tenkidimizin zirvesi olmuştur.
Bu günse Sayın Bakanımız ve Belediye Başkanımızla muhtelif zamanlarda yaptığımız istişarelerde 'Bursa için neler yapabiliriz bu anlamda yardımcı olmaktan çekinmeyin' şeklindeki söylemlerinden cesaretle yola çıktık.
Bursa'nın çokça bilinen manevi şahsiyetlerinin yanında nerdeyse unutulmaya yüz tutmuş güzel insanlarımız var.Bu şehirde yaşamış ve bu şehre hizmet etmiş.
Emirsultan ,Üftade ,İsmail Hakkı Bursevi bilinen manevi değerlerimiz elbette.
Bizlerde bir bilim adamı titizliğiyle bilinenlerle hareketle değilde olması gerekenle alakalı bir sempozyum düzenlemek istedik.Geçtğimiz Mayıs ayında Recep Başkanı ziyaret ederek konuyu kendisiyle paylaştık.Ve olurunu aldıktan sonra çalışmalarımıza başladık.Hatta kendisinin ifadesi 'beş senede beş sempozyum' şeklinde olmuştur.Böylelikle Osmanlı ilim adamlarının prototipi diyebileceğimiz Molla Fenari Sempozyumunun ilk adımı atılmış oldu.Çok hızlı bir tempo ile yaz tatiline girmiş olmamıza rağmen biliyorsunuz bilim adamlarıda giriyor tatile ve ramazana gelmiş olmasına rağmen, gerek asistanlarımız gerekse tüm kadro büyük bir gayretle yorucu bir tempoda sempozyumu en iyi şekilde organize etmek için gayret gösterdik.
Şimdi bu önemli şahsiyetten bahsetmek isterim sizlere.
Molla Fenari bünyesinde bir çok şeyi birleştirmiş değerli bir ilim insanıdır.
Aile Türk.Horosan bölgesinden gelmişler.Ve aile entellektüel bir aile tipi.Belki  ortalama bir Anadolu aile tipi demek lazım o günün şartlarına göre.
Bu ailenin günlük hayattaki yaşayıştan haberi var.Günün biliminden haberi var,İnsana ne lazım onları biliyorlar.Sadece pozitif ilimler ve geçim vasıtası derdinde değiller aynı zamanda manevi bilimlerden de nasib almışlar.Molla Fenari böyle bir ailenin çocuğu.
Ve ilk tahsilini hemen hemen babasından alıyor ve Sadettin Konevi'nin eserini tetkik etmekle başlıyorlar.Ve şahsa baktığınzda çocukluk yaşından itibaren önemli alimlerden dersler almış ve birazda otoriter bir yapısı var.Beğenmediği hocadan kaçan bir tarza sahip.İznik'te mesela tahsiline devam etmek istemediğini okuyoruz tarihi kaynaklardan.
Bu aile Bursa'ya göçmüş ve muhtemelen  Molla Fenari'de, İznik ve Yenişehir arasında hala mevcut olan Fenari köyünde doğmuş.Bursa'da ise bu günkü adıyla bildiğimiz Fenari mahallesinde yaşamışlar ve orada metfun olmuştur.Fenarinin ailesinin tamamı ilimle uğraşmış insanlar.O yönüyle kendisinden öncesi yani babasında olduğu gibi, çocuklarıda birer büyük bilim adamı.Özellikle Mehmet Şah Fenari, astronomi ve matematikte son derece önemli bir şahsiyet.O gün ayrılmış değil  fakat bu günkü şekliyle anlatmak istersek oğul Şah Fenari, mesela fizikte özgül ağırlıkları hesab eden kişi.Yine geometride uzman bir kişi.Biliyorsunuz mühendisliğin esası geometriye dayanıyor.Onun içinde mühendis bir aile aynı zamanda.Bu tip şahsiyetlere 'camiul ulum' diyoruz. Bütün ilimleri bünyesinde birleştiren kişiler bunlar.
O günün şartlarında yüksek tahsiline devam etmesi gereken Molla Fenari'nin ilim yapmak adına Bursa'dan çıkması gerekiyor.Ve Mısır'a yolculuk yapıyor. Ve Mısır yolculuğunda dönemin  ve Kafkasların en büyük alimi olan Seyyid  Şerif Cürcani ile tanışıyor.
Onunla beraber Mısır'da yine bir türk alim olan  Baberti ile karşılaşıyorlar.Bayburt'ludur kendisi.Kelam ve Fıkıh ilmi açısından önemli bir şahsiyettir ve Ebus sehl diye tanınır.Yani anlatacağı konuları çok kolaylıkla anlatan bir insan tipi.Biliyorsunuz tahsil hayatında  aradığınız insan tipini bulursanız çok güzel bilgilere ulaşırsınız ve önünüz açılır çalışmalarınızdan zevk alabiliriz.Zihniniz açıldıkça gayretli olursunuz.
O bakımdan Molla Fenari'nin bu karşılaşması onun adına önemli bir dönüm noktasıdır.On yıl kadar tahsil görüyor ve Bursa'ya dönüyor.
Burada şunuda hatırlatmak isterim.İslami ilimlerde şu vardır.
O dönemlerde mezun olabilmek için ,medrese usulünden bahsetmek gerekir tabiki ve size hocanızın icazet vermesi gerekir.Yaklaşık İstanbul'un fethinden bir asır kadar önceki bir dönemden bahsediyoruz şu an.Usul şudur.Hocanızın yanınızda bulunursunuz ve o size ne zaman artık benden öğreneceğin bir şey kalmadı der ise o zaman eğitiminiz bitmiş olur.
Dolayısıyla Molla Fenari on yıl sonra Bursa'ya döner. Ve hemen Yıldırım Beyazıt tarafından farkedilir ve Bursa  kadılığına atanır ve on yıl bu hizmete devam eder.
Nedir kadı?Devrin en büyük hukuk alimi.İslam hukukunda yasalar belli olduğu için mahkemelere  bakıyor.Kur'anı Kerim ve Hz. Peygamber'in hadisi şerifleri ve yazılmış fıkıh kitaplarına göre,şahsın durumuna uygun bilgileri çıkarmak .İstihrac diyoruz biz buna.Bu yasama görevinin icracısı yani en üst düzeyde sorumlusu. Bu günkü karşılığını telaffuz etmek gerekirse anayasa mahkemesi başkanı diyebiliriz.Çünkü o devirde Bursa başkent.30 lu yaşlarında böyle bir sorumluluk veriliyor kendisine.On yıl kadar bu görevi yerine getiriyor.
Yıldırım'ın Ankara savaşında  Timur'a yenildiği dönemde, 1. Çelebi Mehmet'in Osmanlıyı tekrar kurma dönemi ,yani fetret  dönemi dediğimiz o karışıklık devresinde ,Karamanoğlu Mehmet Bey'in özel hocası olarak Konya Karaman'a gidiyor. Günlüğü bin akçeden altı yıl kadar orada ders veriyor.
Döndüğünde Çelebi Mehmet ,iç karışıklıkları ortadan kaldırmış ve devlete hakim duruma gelmiştir. Hemen yine kendisini Bursa Kadısı olarak atıyor.On bir sene tekrar bu görevi yerine getiriyor.
Toplam yirmi bir yıl böyle bir görev yaptıktan sonra Hacca gidiyor.Ve dönüşte Mısır'a Kahire'ye uğruyor.Mısır'da devrin hükümdarı kendisine orada kalmayı teklif ediyor ve ders vermesini arzuluyor.Bir altı yıl kadarda o şekilde geçiyor.Sonra tekrar Bursa'ya dönüyor ve Bursa'nın dini işlerinden sorumlu müftüsü olarak atanıyor.Sonrada bu görevin devamı olan Osmanlı müesseselerinde ilk defa kurulacak olan Şeyhülislamlık müessesesini kurarak bu göreve atanıyor ve yine altı yıl kadar sonra hacca gidiyor.Ve geri döndükten sonra yaklaşık iki sene kadar sonra vefat ediyor 1431 yılında .(1350-1431)Şu anda caminin yanındaki Hazire'de  yatıyor.Allah rahmet eylesin.
Şimdi bu gün bizler bu konuyu gündeme getirdiğimizde ise, insanlar diyorlarki 'biz bilmiyorduk ne kadar güzel bir değer ve siz ne güzel bir iş yaptınız'.
Sempozyumun gayeside buydu zaten.Uluslararsı oluşu ise inanın yabancılar bizden daha iyi tanıyor.Molla Fenari ile ilgili araştırmalar yapmışlar makaleler yazmışlar.Metafiziğini araştırmışlar.
Bu çok yönlü şahsiyete ,günümüz şartlarında bir ünvan verilmek istense  neredeyse on beş ayrı dalda kendisine profösörlük ünvanı verilmesi gerekirdi.
Bu arada tabi eserler yazıyor Molla Fenari.Uzun okumaların ardından örneğin İbni Arabiyi okuyor.Fıkıh eserlerini tarıyor.Bir çok eseri tetkik ettikten sonra Aynül Ayan adını verdiği  Varlikların Hakikatini yazıyor.Fatiha nın tefsirini yazıyor. Ve daha bir çok eser yazıyor tabi.
Eserleri derin konular içeriyor. Günümüzün herşeyi pozitif gözle bakan ve maddeye bağımlı anlayışla görmeye yatkın bir düşünce sistemine alternatif olarak , islam düşüncesinin batıdan ayrı bu tarz eserleri, artık batı dünyasının ilgisini her geçen gün çekmekte.Onların yaklaşamadığı bu anlayış ,günümüzde alternatif bir bilim olarak batı dünyasının yozlaşlaşan insani ve ruhi duygularına hitab etmektedir.İslami düşünce tarzı batıda her geçen gün ivme kazanmakta.
Uluslarası olan bu sempozyum  aslında bu anlamdada bize ipuçları vermiş oldu.
Molla Fenari'nin 40 adet eseri var yazma halinde.Her bir eserini bir bilim adamına vermiş olsak ve tebliğ hazırlamalarını istesek çok şık olur aslında.Bu eserler henüz basılmamış.Onların her birini tek tek bir araya getirdik.Ve bir Molla Fenari arşivi oluşturduk.Bu eserleri Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle günümüz Türkçesine çevirerek basitleştirerek ve ve özetleyerek basabilmeyi istiyoruz ve  Büyükşehir Belediyesinin bu şekilde bir kitaplığı olsun istiyoruz.
Sonuçta Belediyeler ne içindir?
Bizler ,şehre hizmet etmiş, çok eski zamanlarda bu şehirde yaşamış değerleri ,günümüz hemşehrisi ile buluştursun belediyemiz istiyoruz...
Amerikadan gelen bir misafirim şöyle bir ifade kullandı unutmuyorum, hemen aklıma gelmişken pylaşmak isterim.
'Batı dünyası tüm mükemmelliyetçi anlayışına rağmen iflas etmiş durumdadır. Çünkü düşüncede gidecek bir yerleri yoktur. Onlara bir alternatif sunmanın tam zamanıdır.Ve islam bu anlamda tek alternatiftir'
Bu bakımdan bu tür çalışmalar önemli .
İlmi kişilk olarak bahsetmek gerekirse,Molla Fenari'nin iki ciltlik fıkıh eseri bulunmakta.Dünyada halen bu eser okutulmakta.İslam hukukunun usulüyle alakalı bu eserin adı 'FUSUSÜL BEDA'İ'
Hanefi fıkhı üzerine yazılmış Osmanlı medreselerinin ders kitabıdır.
Şimdi birde şuna değinelim, molla deyince bir anlam kayması yaşanmakta.İslami Fobiadan flaş olarak verilen bu tür söylem aslında tamamen saptırılmış durumda.
Devrinde bilim açısından en üst noktayı temsil eden benzeri olmayan kişidir aslında molla.
Benzeri olmayan kişi kelime karşılığı .
Mesela bir Molla Hüsrevimiz var oda Bursa'da yatıyor.Yine Hocazademiz var doğma büyüme Bursa'lı Fatih'in hocalarından biri Emirsultan haziresinde yatıyor.
İlmi kişiliğini dini ilimlerle sınırlamıyor şahıs.'Risale Fi Beyani Vahdeti Vücut' gibi dilin yetmediği yerde gönlün söylediği sözleri içerebilecek eserleri  var Molla Fenari'nin ve tasavvufla ilgili konuları içine alacak eserleri var yine .Bilim adamı sorumluluğuyla halkın anlayacağı dil ve usule itina göstererek yazıyor bunları.
O devrin mantık kitaplarını tetkik ettiğinde görüyorki öğrencinin anlayabileceği türden değil bu eserler. Ve sabah  ezanında oturup akşam ezanınan kadar bir mantık kitabı yazıyor. Ve bu kitaba binlarce şerh yazılıyor sonrdan.Fenari mantığı adı altında hala islam ülkelerinde okutulmakta. Aslında  belkide İlahiyat Fakülteleride bu eseri mantık ana bilim dalı olarak öğrenciye  ders kitabı olarak okutmalı .Belki bu sempozyum bu anlamda bir açılım sağlar.


Sempozyum gerek yerel ve gerek ulusal basında ses getirdi.
Örneğin, Kanada'dan gelen katılımcımız Molla Fenari ile ilgili bir arşiv  ve döküman istedi bizden.
Bunu ne yapacaksınız diye sorduğumuzda 'Üniversitemizde bir Molla Fenari köşesi hazırlamak istiyoruz' dediler. Bu çok sevindiriciydi.Dünyanın bir uzak köşesine biz bunu götürebiliyoruz bu şekilde.Derinlerden, gün yüzüne çıkmış oluyor bizim alimimiz.
Bu proje eğer Büyükşehir Belediyesi olmasaydı gerçekleştirilemezdi.Özellikle Kültür A.Ş.Genel Müdürü Rıfat Bakan'a teşekkür ediyorum.
Planlandığı şekilde sempozyum aksamadan yapıldı.
Finans ayağı tamamen Büyükşehir Belediyesine aittir.
Matematik-Astronomi ve Felsefe alanında ilk filozoflardan olan Molla Fenari, yedi ayrı ülkeden (Amerika,Kanada,İran,İspanya,Almanya,Belçika,Fransa) sekiz katılımcının ve Bursa dışı Üniversitelerden yirmiyi aşkın hocanın ve Bursa'mızdan da bir çok değerli hocamızın iştirakleriyle gerçekleşmiştir.
 Misafir perverliğin ve Türk Teşrifatçılığının en güzel şeklini misafirlerimize gösterdik.
Bu vesile ile biz emeği geçen her bir kişiye teşekkür ediyoruz.
Temennim ,Büyükşehir Belediyesinin  bir bulvara yada meydana Molla Fenari ismi vererek vefa göstermesi.Bu şehre bu kadar değer katmış bir şahsiyete vefa borcumuzu bu şekilde ödemeliyiz.İstanbul bizden daha evvel hatırlamış ve Molla Fenari Viyadüğü  bulunmakta orada.Ve yine Molla Hüsrev Viyadüğü bulunmakta.İlim adamları mobil insanlardır. Fakat Molla Fenari nereye giderse gitsin bu şehre geri dönmüştür.
Molla Fenari dediğimizde bütün kaynaklar ittifakla diyorlarki çok ahlaklı ve dürüst bir insandı.
İlim adamının teorik bilgileriyle hayatı birleşince ,abide  bir insan tipi çıkıyor ortaya.
Bilim dalları şahsı paylaşamıyor. Tasavvuf sufiydi diyor.Kelam alimleri o bir kelamcıydı diyorlar.Eserleri var astronomi alimiydi diyorlar.Saatin ve pusulanın olmadığı zamanlarada  vakit tayincisiydi yani Muvakkitti diyorlar. Namaz vakti ve hac vakitlerinde ki becerisi,kıble tayini becerisi ve tabi buda trigonometri bilmekle alakalı.Bu ahlaki ölçüsüne, birde bu  bilgi yüklendiğinde ise Osmanlı alim tipi çıkıyor ortaya . Şeyhülislamlık yapmış alimlerimizin doygun,doldun,yetkin ve ahlaklı insan tipi.
Doğu alim tipi içinde olan bu şahsiyeti Prof.Dr. Mefail Hızlı Osmanlı Bilim Tarihinin ilk Büyük Siması  olarak  ifade etti.Ve sempozyum kapsamında kendisi bir kitapçık hazırladı.Burada Molla Fenari'nin hayatına dair anektodlar bulunmakta ve çok güzel bir çalışma.
Ecdadımız, entrika günlük politika ve çıkar peşinde olsa idi altı yüzyıl süren bir medeniyete sahip   olarak tarihimizi okuyamazdık.
Molla Fenari kazandığı malları vakfiye etmiştir. Ve veraset olarak intikal ettirmemiştir.Buda onun ilim adamlığının yanında halkına karşı bir vefa örneğidir.Bursa böyle bir değerli şahsiyeti sinesinde barındırdığı için şaslıdır.


Bizler Fenari'nin hayat hikayesini dinlerken ruhumuz aydınlandı ve bu değerli şahsiyetin manevi huzurunda adeta ayakta bekledi.Aslımızla gurur duyduk.İslam alimlerinin, tarihin geçmiş dönemlerindeki bu olağanüstü gayreti ve çalışmaları ,bizleri silkelemek ve öz varlığımızı yeniden diriltmek adına örnek teşkil etmekte.
Tevfik Beye bu değerli bilgileri bizlerle paylaştığı için ve Bursa'lıyı Molla Fenariyle buluşturan bu proje için teşekkür ederek noktaladık ziyaretimizi.
Bu arada bu projeyi sonuna kadar destekleyen Sayın Bakanımız Faruk Çelik'in sempozyumun başlangıcında yaptığı konuşmasından bir kaç cümle aktarmak isteriz.
'Bilimin rehberliğine bütün toplumun ve özellikle   yöneticilerin  şiddetle ihtiyacı vardır.Molla Fenari ve benzeri şahsiyetler bulundukları şehrin sönmeyen ışıklarıdır.Sadece kendi dönemlerini değil yüzyıllar sonrasınıda aydınlatırlar.Bizlerde bu değerli şahsiyetlerin 21.yüzyıla taşınmasını sağlamakla onlara vefa borcumuzu ödeyebiliriz'




 



2010-10-23 - 11:11:30 Bu haber  374  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
BU HABERE YORUMUNUZU EKLEYİN
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanları doldurmanız gerekmektedir.

 


Bursa
29°C / 13°C
Çok Bulutlu


  YAZARLARIMIZ
Fatmanur Beken
RECEP ALTEPE, YALOVA KAYMAKAMI MI?
Yüksel Baysal
19 MAYIS RUHUNA UYGUN KUTLAMA
Osman Gürçay
NİNNİ... BURSALIM... NİNNİ...
İbrahim Çoban
BOR HAKKINDA BİLİNMEYENLER
Kemal Cankaya
CHP'DE GENÇLİK SEÇİMİNİ YAPIYOR...
Muharrem Karabulut
YÖNETİMDE BAŞKANLIK...
A. Eşref Uzundere
BURSA 'SAĞLIK SERBEST BÖLGESİ' OLMAYA...
Orhan Kaplan
BULGARİSTAN'DA YIM...
Orhan Çelik
TEKNEDEN EKMEĞİ, SOFRADAN SÜTÜ...
Mehmet Ali Ekmekçi
ANNELERİN GÜNÜ...
Yakup Altınöz
HARİKULADE KIRGIZİSTAN ANILARIM
Dr. Müh. Mustafa Uysal
YENİ ANAYASA
Ümit İşmen
MORTGAGE
Nurullah Aydın
KİM KİMDİR? HÜKMÜ SİZ VERİN
Melike Yılmaz
DON KİŞOT OLMAMAK!
Prof. Dr. Erkan Işığıçok
HALKIN KENT YÖNETİMİNE KATILIMI...
Ertuğrul Erdoğan
AH ŞU TELEFONLAR!
Elif Özkeleş Diyet Uzmanı
GLUTEN ALERJİSİ (ÇÖLYAK HASTALIĞI)
Ayşen Taşkın
ARAP BAHARININ KADIN AKTİVİSTLERİ
Sabri Yalın
ANNELERİMİZ CENNETTEN Mİ...
Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu
BURSA'DA EV YAŞAMI 1
Ahmet Zeki Yeşil
BAHAR HAVASI VAR
Selami Saygın
SOSYALİZM GELMEZ İNŞALLAH
Av. Nurhayat Altaca
HASTA TUTUKLULAR, SAÇ KESME, AİHM
Ayhan Zenbilci
AKÜLÜ ARABAMDAN ELİNİZİ ÇEKİN
Burcu Yılmaz
İŞÇİ-EMEK- İŞVEREN
Feridun Baykara
ÖZGÜRLÜKLER ÜLKESİ TÜRKİYE
Ferhat Karakaş
BAZEN
Av. Halil Ağa
ÇAĞIN VEBASI GÜRÜLTÜ 2
Sevda Can
OKULLARDA SUÇ VE CEZA
 
Tüm yazarlar
  ANKET

Yükleniyor...

 www.medyaplatform.com 2010 Haber kaynakları ve kullanılan resimlerin izinsiz kopyalanması yasal değildir.