6 MİLYON ARAÇ SAHİBİNE BÜYÜK MÜJDE!
O HAİN YAKALANDI!
SAVAŞ UÇAKLARI MAHMUR'U BOMBALADI!
FENERBAHÇE'NİN  BAŞINA KİM GEÇECEK?
Bu yazı 2013-04-14 tarihinde eklendi. 1822 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

IRLANDA'LI JONATHAN SWİFT VE "GULLİVER'İN GEZİLERİ"

Melike Yılmaz

IRLANDA'LI JONATHAN SWİFT VE

18. yüzyılda, İngiliz edebiyatının İrlandalı ünlü hiciv yazarı Jonathan Swift tarafından kaleme alınan ‘Gulliver’in Gezileri’ adlı roman İngiliz edebiyatının en önemli politik-ironi eserlerinden biridir. Eser ülkemizde her ne kadar çocuk edebiyatı olarak kabul edilerek,  sadece  Kaptan Gulliver’in serüvenlerini anlatan hayali bir kitapmış gibi düşünülse de, eserin içeriği çok farklıdır. Kitap İrlandalı Jonathan Swift tarafından İngiliz  toplumuna, İngiliz siyasal ve dinsel kurumlarına yöneltilmiş çok sert bir eleştiri ve taşlamadır. Swift, 1710’dan ölümüne kadar Irlanda’nin sorunları üzerine yazmıştır. İngiltere'nin baskıcı politikalarına karşı yazdığı siyasi yazılarla İrlanda'nın ulusal kahramanı olmuştur. 1726 yılında tamamladığı 'Gulliver'in Gezileri' de bu siyasi kitaplarından biri olarak da, tüm zamanlara yayılan ve büyük ilgi gören kitaplarından sadece biridir.

Gulliver’in Gezileri, Kentsoylu olan Gulliver’in gittiği dört ülkeyi konu alır;

_ Cücelerin Lilliput ve Blefuscu olarak bilinen ülkeleri. Bu cüceler ülkesinde, Gulliver bir devdir, dev olarak bu küçücük varlıkların kurdukları düzen içerisinde ne kadar basit meseleler üzerine hayatlarını geçirdiklerini hatta birbirleriyle savaştıklarını konu edinir. Lilliputlular, kendileri gibi küçük insanlardan oluşan komşuları Blefescu ile savaş halindedir. İki ülke kaynamış yumurtanın nasıl kırılacağı konusunda bir türlü uzlaşamamakta ve ölümüne savaşmaktadır. Bu cüceler ülkesinde dahi sınıfların oluşması, imparatorluk sarayında belli unvanların kazanılması ki bu unvanların kazanılmasında ki gülünç durumlar; ip üzerinde cambazlık yapanın bakan olması gibi.

_  Brobdingnag denilen devler ülkesi.  Gulliver’in kendini devler ülkesinde zavallı hissetmesi, ve devlerin oyuncağı durumuna düşmesi, önce servet düşkünü bir adamın eline düşer ve para karşılığında halka gösterilerek para kazanılmasının ardından Kraliçeye satılır, dolayısıyla Gulliver, artık Kraliçenin bir oyuncağı, ev hayvanı konumuna gelmiştir, saray da dahi olsa her gün dehşet verici hâdiselerle karşılaşır, küçüklüğünden ötürü, her an tehlikededir.

_ Laputa adı verilen bilgeler adası. Laputalılar, normal büyüklükte insanlardır, fakat hayatta onları ilgilendiren sadece iki şey vardır: Müzik ve matematik. Soyut düşünceler içinde kendilerinden geçen bu insanları, normal düşünmeğe sevk etmek için uşaklar, sık sık onların yüzleri önünde çıngırak çalarlar. Laputalılar soyut düşüncelerle uğraşmalarından dolayı, somut iş olan pratik işlerden anlayamamaktadırlar, en basit konu olan giyimden dahi anlayamadıkları için kendi vücutlarına uymayan kıyafetler giymektedirler. Sadece Lord Munodi adında birinin bazı pratik iş yapma kabiliyeti vardır ki bu özelliğinden dolayı da Laputalılar kendisini sevmezler. Laputa Kralı ise, Balnibardi devletinin üzerine havadan kocaman kayalar indirerek burayı yönetir, böylece halkının başkaldırmalarını önlemiş olur.

 _ Houyhynhynm denilen atlar ile Yahoo denilen insanların yaşadığı ada. Yahoolar insan olmalarına rağmen, ilkel ve vahşidirler. Atlar ise son derece nazik, akıllı ve asil varlıklar olduğundan onların efendileri konumundadırlar. Atlar yalan söylemenin dahi ne demek olduğunu  bilmeyen, dünyalarında en iyi yaşam sistemini kurmaya çalışan varlıklardır.

Yahooların hiç bir faydası olmayan mücevhere düşkünlüğünün ve bunlara ulaşılması konusunda sınır tanımamışlığın, atlar tarafından bir türlü anlamlandırılamamaktadır. Bu tür basit, değersiz varlıkların basit işlere meyilleri, Gulliver’in insanlardan nefret etmesine sebep olur. İnsan olmanın aslında ne demek olduğu konusunda kafası karışır; hayatı anlamlandıran asil varlık olan atlar ve görüntüde insan olan ama insan olamamış Yahoolar. Gulliver Yahoolar ile atlar arasındaki dehşet farkları görmesi neticesinde, atlara karşı saygı duymaya, saygınlık ötesinde onlara hayranlık duymaya başlar. Gulliver bundan dolayıdır ki, kendi evine döndüğünde insanlardan tamamen soğumuştur; kendini insanlardan soyutlayarak yaşamına devam eder.

Her bir bölümü ayrı ayrı ironiler ve simgeler barındırmakta ancak en son bölümde siyasi yergiyi doruğa çıkarmaktadır.

Gulliver’in dünyanın farklı yerlerinde farklı tür canlılarla karşılaması, o dönemin İngiltere’si için alegorik bir yaklaşımdır. 15 santim boyundaki cüce Lilliput  ile dev Brobdinglar da İngiliz sarayını, İngiliz siyasi hayatını, o dönem siyasetçilerin çıkarlarını, bencilliklerini, yönetenlerin zulmünü – şiddetini, saray entrikasını, beşerî bencilliği gibi konuları hicvetmesi o dönemde çok ciddi tartışmalara sebep olmuştur. Kitabın her bölümünde ve her satırında simgeler kullanarak dönemin siyaset hayatını irdelemesi, öyle bir donemde yazılması – dile getirilmesi ciddi riskli bir işti. 

Gulliver’in seyahatlerinden sonra, Swift’in bu denli ağır tepkiyi kaleme almasına sebep olan siyasi tarihe bakmak gerekmektedir.

İrlanda, İngiltere gibi bir ada ülkesidir, dolayısıyla birbirleriyle toprak sınırları yoktur, toprak sınırları olmamasına rağmen, İngiltere’nin en büyük sömürgelerinden biri haline gelmiştir ki beyaz bir ırk ve hatta Britanya halkı gibi Keltler kavminden olmalarına rağmen.

1532 yılında İngiltere kralı VIII. Henry'nin Protestanlığı kabul etmesi İrlanda'nın tüm geleceğini değiştirmişti.  İngilizler, Galliler ve İskoçlar çoğunlukla Protestan olmalarına rağmen İrlandalıların çoğu Katolik kilisesine bağlı kaldılar. İngiltere kraliyeti, İrlanda halkını Protestan yapmak için çok çaba sarf etti. Adaya İngiliz – İskoç Protestanlar yerleştirerek koloniler kurdular. Bu şekilde I. Elizabeth ve I. James zamanında (16. Yüzyıl) İrlanda tamamen İngiltere'nin hâkimiyeti altına girdi. Böylelikle İrlanda 17. Yüzyıl da Protestan – Katolik kavgalarına sahne oldu, kavga sadece İrlanda’da da değil, aynı zamanda İngiltere’de de vardı.

1707 yılında İngiltere ve İskoçya birleşerek Büyük Britanya Krallığını kurmasıyla, İrlanda artık krallığın vazgeçilmez, en önemli sömürgesi konumuna geldi. 18. Yüzyıldan sonra Büyük Britanya Krallığının gücünü arttırarak “Üzerinde güneş batmaz imparatorluk” haline getirdiğinde İrlanda onların ihtiyaçlarını karşılayan tarım ülkesi olarak kalmıştı.
1798 yılında Fransız Devriminden esinlenen İrlandalılar, her fırsatta ayaklandıkları gibi, bu sefer tekrardan ayaklandılar. Bu ayaklanmanın kanlı bir şekilde bastırılmasından sonra İngiltere İrlandalıları hoşnut etmek için Büyük Britanya Birleşik Krallığı adı altında yeni bir düzenleme getirdi.

İrlandalılar, maruz kaldıkları zulümlere karşı, devamlı ayaklanıyorlardı. 1916 da İrlandalı gönüllüler IRA (Irish Republician Army, İrlanda Cumhuriyet Ordusu) çatısı altında örgütlenerek Britanyalılara karşı bir gerilla savaşına giriştiler. Bu durum 1949 yılında İrlanda Cumhuriyetini kurmalarına kadar devam etti. Ancak ada ülkesi olan İrlanda’nın büyük bir kısmı İrlanda Cumhuriyeti olarak Büyük Britanya’dan ayrılırken, Kuzey kısmı bağımsızlığını alamadı ve Birleşik Krallığın dört eyaletinden ( İngiltere, İskoçya, Galler, İrlanda) biri olarak devam etmektedir.

Birmingham UK - Melike YILMAZ

 


banner17
Yazdır Paylaş
Diğer Melike Yılmaz Yazıları
1 2 3 4 5 6 7 8
banner17
 
EN ÇOK OKUNANLAR
   
 
   
CUMHURBAŞKANI KİM OLACAK?
RECEP TAYYİP ERDOĞAN
SELAHATTİN DEMİRTAŞ
EKMELEDDİN İHSANOĞLU