“Yıldızları süpürürsün farkında olmadan,
Güneş kuağındadır, bilemezsin,
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Çiğerinde kuruludur orkestra, duymazsın,
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın,
Uçar gider, koşsan da tutamazsın… (William Shakespeare)
Yaşamın bir sevda olduğunun yaşamanın fark etmek olduğunun…
Kaç kişi farkındadır, kim bilir neler neler uçup gidiyor, farkında olmadan..
Sağlıklı bir nefes almanın, bir yudum su içmenin, bir arkadaşa selam vermenin
dünyanın en güzel anları olduğunun kaç kişi farkındadır…
Bir sokak kahvesinde simit eşliğinde çay içmenin, vitrin seyretmenin,
bir dolmuşa binip şehrin bir köşesinden diğer köşesine gitmenin
ne büyük zenginlik olduğunun kaç kişi farkındadır…
Sabahın en erken saatinde kalkıp yürüyüşe çıkmanın, bir ağaca dokunmanın,
bir böçeği izlemenin, bir çiçeği koklamanın ne büyük bir saadet olduğunun
kaç kişi farkındadır…
Bir anneye sarılmanın, bir babanın eline öpmenin, bir eşe kahvaltı hazırlamanın
ne büyük sevgi olduğunu kaç kişi farkındadır…
Bir davete gitmenin, unutulan bir dosta alo demenin ne büyük bir heycan yarattığının
kaç kişi farkındadır…
Hayat, fark etmektir. En küçük ayrıntıyla yola çıkmaktır.
Mutluluk, neyse, ne kadar sa elindeki imkanları en iyi kullanmaktır.
En yakınımızda ne varsa kim varsa bazen de olsa onları fark edelim...
Göreceksiniz hayat içinizden akıp gidiyor…
Dörtnala giden atlılar gibi..
Ferhat KARAKAŞ