Halkların kardeşliği böyle olur işte
Yazar Yüksel BAYSAL
Geçtiğimiz yıl Osmangazi Belediyesi’nin daveti üzerine Kosova Cumhuriyeti’ni görmüştük. Yugoslavya’nın farklı etnik kimlikler üzerinden bölünüp, parçalanmasından sonra kurulan en son devlet Kosova oldu.
Bu gezide uzun yıllar Sırp zulmü altında inleyen Kosova’nın Müslüman halkını tanıma olanağı bulmuştuk.
Hemen her yerde öylesine dostlukla karşılandık ki, sanki ülkemizin bir kentinde gibi hissettik kendimizi…
O gezi sırasında gazeteci arkadaşım Gül Kolaylı ile Prizren’de hangi dükkana girdiysek Türkçe konuşulmasına tanık olduk.
Bu da bizi çok mutlu etti.
Olumlu duygularla ayrıldık bu ülkeden…
XXXXXXX
Önceki akşam, Kosova Cumhuriyeti’nin dördüncü kuruluş yıldönümü etkinliği için Kosova-Üsküp Derneği’nin davetini alınca, koşa koş gittim.
Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi, Merinos, Yıldırım Bayazid Salonu’nda düzenlenen gece muhteşem oldu.
Kadınlı-erkekli yurttaşlarımız hınca hınç o salonu doldurdu.
XXXXXXX
Gecenin bir numaralı konuğu kendisi de Arnavut kökenli olan Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’ydi.
O bölgeyi gezenler bilir, Başkan Altepe ve Bursa Büyükşehir Belediyesi, Balkanlar’da da tanınıyor.
Altepe, Balkan ülkelerinde, Osmanlı-Türk kültürünün izlerini sürüyor, tarihsel yapıların ayağa kalkması için elinden gelen çabayı gösteriyor.
Bir anlamda, devletin, hükümetin yapması gerekenleri yapıyor.
XXXXXXX
Geceye katılan ve bir konuşma yapan, TBMM’de Türk-Kosova Dostluk Grubu Başkanı, Ak Parti Bursa Milletvekili Mustafa Kemal Şerbetçioğlu Kosova’yı Balkanlar’ın Bursa’sı olarak nitelendirdi.
Güzel bir benzetmeydi.
XXXXXXX
Dernek Başkanı Recep Gündüz, konuşmasında Balkan felaketinin 100. Yıldönümünü anımsattı.
Birkaç gün önce rakamları yayınlamıştım.
Tarih, 1912 faciasında yaklaşık 1,5 milyon Müslüman Anadolu’ya göç ettiğini ve bunun önemli bir kısmının yolda öldüğünü yazıyor.
Demek ki, Türkler ve Müslümanlar acılarını yüreklerini gömmeyi, tarihten kin ve nefret çıkarmamayı biliyorlar ama ne yazık ki, başkaları bunu yapmıyor, yapamıyor.
Dedelerinin hesabını torunlarından sormaya çalışıyorlar.
XXXXXXX
Geceye katılan topluluğa bakıldığında, Arnavut kökenli insanlar kendi yurtlarından göç etmişler, Türkiye’yi ana vatan kabul ederek, bu topraklara yerleşmişler.
Onlar etnik bölücülük peşinde koşmamışlar, bu toplum da kendilerine ayırımcılık yapmamış, kucak açmış.
Göç edenler kardeşçe bir arada yaşamayı, bu toplumla kaynaşmayı bilmişler…
Hani o halkı birbirine düşürmek için atılan slogan var ya, işte onun gerçek fotoğrafını biz önceki akşam Merinos’ta gördük.
Halkların gerçek kardeşliğine tanıklık ettik.
Darısı herkesin başına!
XXXXX
Bu yazının dipnotu: Akşam sık sık “Dünyanın en genç devleti” sözünün altı çizildi. Bu yanlış bir değerlendirme. Çünkü ilan edilen son bağımsız devlet Güney Sudan oldu. Bilgilerinize…
CHP’de seçimi kimler kazandı?
Bir değerlendirme yapmak için erken belki ama şunu kesinlikle söylemek mümkün, CHP’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Dün ziyaretime gelen Nilüfer Belediye Meclis eski üyesi Aydın Uludağ çok doğru bir analiz yaptı:
“Her mahallede partiye emek vermiş insanlar seçildi. Delegenin üzerine kimse ipotek koyamaz.”
Bu öyle sıradan bir söz değil…
“Artık asker delege dönemi kapandı” demek istiyor Aydın Uludağ…
Özgür iradesiyle karar verecek, şunun adamı, bunun militanı olmayacak bir yapı ortaya çıkmış bulunuyor.
Ondan dolayı hiçbir ilçede kesin bir egemenlikten söz etmek mümkün değil…
Belki, Nilüfer’de Mustafa Bozbey’in ağırlığından söz edilebilir; o kadar!
O da doğru adayı işaret ederse, şansı olur; yoksa “Ben odunu koysam” seçtiririm dönemi sona erdi.