Dilimize yeni kavramlar çok hızlı bir şekilde girmektedir. İşte bunlardan biride son günlerde sıkça duymaya başladığımız ve davalara konu olan bir kelime, mobbing…
‘Mobbing’ İngilizcede psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz, rahatsız etme veya sıkıntı verme anlamlarına gelmektedir. 1980’li yılların başında Almanya doğumlu İsveçli Bilim Adamı Heinz Leymann bu sözcük ile iş yerlerindeki benzer davranışları isimlendirmiştir.
Son yıllarda özellikle gelişmiş ülkelerde çok yaygınlaşan mobbing, sosyoloji ve hukuk başta olmak üzere çeşitli alanlarda disiplinler arası çalışılan bir konu haline gelmiştir.
Konu, özellikle 2009 yılından bu yana, adli tıp uzmanlarına artan sayıda başvuru olarak da karşımıza çıkmaktadır. Bu konuda Adli Tıp Polikliniği mevcuttur. Konuyla ilgili bilginin artması, çok disiplinli meslek yaklaşımının pekişmesi ve kazanılmış dava örneklerinin de kamuoyu ile paylaşılması neticesinde, son yıllarda hukuk adamlarının ve özellikle de avukatların takibi ile mobbing konusu ülkemiz gündeminde daha önemli bir yer tutmaya adaydır.
Aslında mobbing olayı, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarında da yaşanan bir sorun olmasına rağmen, gönüllü çalışılan yerler oldukları için ne yazık ki hak arama şansı pek yok. Bu platformlarda güçlü olan kazanıyor.
Araştırmalar sonucu, mobbing uygulayanların genellikle ilgi açlığı çeken, övgüye aşırı ihtiyaç duyan, yanlışları üzerine düşünmeyen, kendileri dışında herkesi suçlayan insanlar olduğu ortaya çıkmıştır.
Mobbing davranışlarına bakarsak;
1. Kendini göstermeyi ve iletişim oluşumunu etkilemek (Sözünüz kesilir, yaptığını iş sürekli eleştirilir, jest ve bakışlarla ilişki kesilir, yazılı ve telefonda tehditler vs…)
2. Sosyal İlişkilere saldırılar (Çevrenizdeki insanlar sizinle konuşmaz, size diğerlerinden ayrılmış bir işyeri verilir, sizinle ilişkiye geçmeleri yasaklanır, sanki orada değilmişsiniz gibi davranılır)
3. İtibarınıza saldırılar (İnsanlar arkanızdan kötü konuşur, asılsız söylentiler çıkarılır, kararlarınız sürekli sorgulanır, özgüveninizi olumsuz etkileyen bir iş yapmaya zorlanırsınız)
4. Kişinin yaşam kalitesi ve mesleki durumuna saldırılar (Sizin için hiçbir özel görev yoktur, sürdürmeniz için anlamsız işler verilir, sahip olduğunuzdan daha az nitelik gerektiren işler verilir, işiniz sürekli değiştirilir, özgüveninizi etkileyecek şekilde işler verilir)
5. Kişinin sağlığına doğrudan saldırılar (Fiziksel olarak ağır işler yapmaya zorlanırsınız, fiziksel şiddet tehditleri yapılır, doğrudan cinsel taciz, fiziksel zarar)
Mobbinge uğrayanların genel özellikleri ise aşağıdaki sıralamada yer almaktadır.
• İşini çok iyi, hatta mükemmel yapan,
• İlişkileri olumlu ve çevresindekilerce sevilen,
• Çalışma ilkeleri ve değerleri sağlam, bunlardan ödün vermeyen,
• Dürüst ve güvenilir, kuruluşa sadık,
• Bağımsız ve yaratıcı,
• Zorbanın yeteneklerinden üstün özelliklere sahip olan,
• Bazen de işyerinde sessiz, iletişim kuramayan işçilere yönelebiliyor,
• Zorbanın genel özellikleri ise (Leyman) aşırı kontrolcü, korkak, nevrotik ve iktidar açlığı gibi niteliklerle tanımlanır.
Aslında mobbingcinin ve kurbanın kişilik özellikleri ve işyeri koşulları bize mobbingin nedenlerini açıklıyor. Leyman bunları dört başlık alında topluyor.
Bunlar;
1. Birisini bir grup kuralını kabul etmeye zorlamak,
2. Düşmanlıktan hoşlanmak,
3. Can sıkıntısı içinde zevk arayışı,
4. Önyargıları pekiştirmek olarak sıralıyor.
Bunlara ek olarak Mobbingcinin kötü kişiliği, bunu patron olması nedeniyle ilahi hak olarak görmesi, şişirilmiş benmerkezcilik, narsist kişilik, çocukluk travmaları vs. de sayılabilir. Mobbing, duygusal bir saldırıdır. Kişinin saygısız ve zararlı bir davranışın hedefi olmasıyla başlar. İşverenin ima, alay ve karşısındakinin toplumsal itibarını düşürme gibi saldırgan bir ortam yaratarak onu işten çıkmaya zorlamasıdır.
MOBBİNG SONUÇLAR
Mobbing, alkol ya da madde kullanımı, anksiyete, öfke durumu, benlik saygısında azalma, hipertansiyon gibi psikosomatik rahatsızlıklar, depresyon, hatta intiharla sonuçlanabilmektedir.
Leymann, İsveç’te intiharların % 15’inin mobbing kaynaklı olduğunu söylemektedir.
Mobbing, şiddetin süresi ve sıklığı, kişilerin yetişme şekilleri, geçmiş deneyimler, tolerans ve genel koşullar göz önüne olarak kişiler üzerinde yarattığı etkilere göre üç farklı derece halinde sınıflanabilir
1. Derece Mobbing: Ağlama, zaman zaman uyku bozuklukları, alınganlık, konsantrasyon bozukluğu. Henüz sosyal ilişkileri etkilenmemiştir.
2. Derece Mobbing: Direnememe, kaçamama, geçici veya uzun süreli zihinsel ve/veya fiziksel rahatsızlıklar.
3. Derece Mobbing: Mağdurun işgücüne geri dönememesi. Fiziksel ve ruhsal zarar görme, rehabilitasyonla bile düzeltilememe. Tıbbi ve psikolojik yardıma ihtiyaç duyma.
Başta mobbinge uğrayan birey olmak üzere, bireyin ailesi ve çalıştığı kurum da, yaşanan mobbing sürecinden etkilenmektedir.
Mobbing bir suç olmasına rağmen, mobbing davranışları, örgüt yönetimleri tarafından özel bir strateji olarak görmezlikten gelinmiş, müsamaha gösterilmiş, yanlış anlamlandırılmış ya da gerçekten teşvik edilmiştir. Doğal olarak mağdurlar, kendilerini savunurken 'Kimi, kime şikâyet edecekleri' gibi bir açmazı yaşamaktadırlar.
Mobbing bir kıskançlıktan doğabilecek kadar basit amaçlıda olabilir, bir ülkenin idari yapısına yönelik olabilecek kadar organize ve kompleks de olabilir.
Ne amaçla olursa olsun insan onuruna yönelik bir suç olan mobbing toplumu yozlaştıran ve çağ dışına iten bir olaydır.
YAPILMASI GEREKENLER
Mobbinge maruz kalanlar, yaşadıklarının tanımlanmış bir iş yeri sendromu olduğunu, uğradıkları tacizin kendi suçları olmadığını anlamalılar ve bu yönde mücadeleye devam etmelidirler. Aynı zamanda psikolojik yardım almak, onları yaşadıkları sendrom karşısında verecekleri mücadelede daha bilinçli ve güçlü kılacaktır.
Zorbaya açıkça duruma itiraz ettiğini söylemek, taciz edici söz ve davranışlarını durdurmasını istemek, bu esnada yanında güvenilen ve gerekirse tanıklık edebilecek bir iş arkadaşı bulundurmak, ayrıca olayları, verilen anlamsız emirleri ve uygulamaları yazılı olarak kaydetmek, alınması gereken önlemlerdir.
İlk fırsatta zorba, yetkili birine rapor edilmeli, mobbinge uğrayanın eşiti ise üstüne, üstü ise yönetim kurulu ve insan kaynaklarına durum açıkça ve kanıtlarıyla bildirilmelidir. Şikayet hakkında kurum içinde ne yapıldığı araştırılmalıdır.
Bunlar mobbingi bir bütün olarak durdurmuyorsa, hukuksal başvuru için yeterince kanıt toplanmış olacaktır.
Mobbinge maruz kalan kişilerin sürekli savunma konumundan kurtulmaları, Mobbingcilerin de gerekli cezayı almaları ve bir daha böyle bir cüreti gösterememeleri adalet açısından son derece önemlidir.
Avrupa'da konuyla ilgili çok sayıda dava bulunmakta ve ağır para cezaları uygulanmaktadır.
Her ne kadar mevzuatımızda direk olarak mobbing tanımlanmamışsa da, yoksa da, Anayasa başta olmak üzere iş yasası, ceza yasası ve borçlar hukukunda yer alan birçok madde aslında mobbinge karşı birçok hükmü barındırmaktadır. Uygulamada mobbing içerikli hareketler için bu maddeler uygulanabilir.
Mobbingde; Raporlama, Kayıt, bildirim, Tıbbi tedavi, Danışmanlık ve rehabilitasyon son derece önemli başlıklardır.
Adli Tıp raporlarında işyerinde psikolojik şiddet (mobbing) iddiası içeren başvurular, 01.06.2005 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmektedir.
Kasten yaralama Madde 86-(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
TCK’DA SUÇ OLARAK DÜZENLENMİŞ BAZI KANUNLAR
Eziyet MADDE 96, Cinsel Saldırı MADDE 102, Tehdit MADDE 106, Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi MADDE 114, İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme MADDE 115, Şantaj MADDE 107 -, İş ve çalışma hürriyetinin ihlali MADDE 117, Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi MADDE 118, Haksız arama MADDE 120, Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi MADDE 121, Ayırımcılık MADDE 122, Haberleşmenin engellenmesi MADDE 124, Hakaret MADDE 125, Özel hayatın gizliliğini ihlal MADDE 134, Kişisel verilerin kaydedilmesi MADDE 135, Mala Zarar Verme MADDE 151, Görevi kötüye kullanma MADDE 257, Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme MADDE 281, Suçluyu kayırma MADDE 283 gibi…
Medeni Kanun 23. -25. maddeleri kişiliğin korunmasıyla ilgilidir. Bu maddelere göre tazminat talepleri olabilir. Türkiye'de mobbing davaları açılmaya başlanmış olup, Şubat 2006'da Jeoloji Mühendisleri Odasına dava açan Tülin Yıldırım bu davayı Aralık 2006'da kazanarak ilk örneği oluşturmuştur.
MOBBİNGİ ÖNLEMEK ADINA NELER YAPILMALIDIR?
İşyerinde psikolojik tacizde, Fransa’da olduğu gibi öncelikle arabuluculuk (Ombudsman) sistemi devreye girmeli, iş sendikaları ve temsilcilerine bu konuda yetkiler verilmelidir.
Mahkemeye başvurulması halinde “acil müdahale” ve “zorlayıcı” hükümler verilmelidir.
Belçika’da olduğu gibi, mobbing kapsamlı olarak düzenlenmeli, işyerinde şiddet ve cinsel tacizle birlikte ele alınmalıdır. Bu ülkede suçun oluşması için kast aranmamaktadır.
Belçika’daki gibi “önlemek tedavi etmekten daha önemlidir” anlayışında olunmalıdır.
Odalar, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları, mesleki güvenlik yasalarının oluşması ve üyelerinin korunması konusunda üstlerine düşen görevleri yerine getirmelidirler.
Üniversiteler veya ilgili kuruluşlar, mobbing konusunda yapılacak çalışmaları teşvik etmelidir. Örneğin; İşyerlerinde ve diğer yerlerde uygulanan mobbing çeşitlerine, dağılım oranlarına yönelik istatistikî veriler oluşturulmalı ve bu alanlarda araştırmalar yapılabilir.
Mobbingi özendirir mahiyette yazılı ve görsel yayınların yapılması da engellenmelidir.
Mobbing in temel nedenlerinden birisi liyakatsizlik sorunudur. Hak etmeyen insanların hak etmedikleri konumlarda olmasıdır. Liyakatsizlik devleti yıkar bilinciyle, her türlü atama sadakatle değil, Liyakatle olmalıdır.
Mobbingin önlenmesi için siyasi bir tavır ve irade gereklidir.
Çalışma bakanlığı ve diğer bakanlıklarda bu konuyla ilgili teftiş birimleri kurulmalıdır.
Okullarda ‘’kişiye ve kişilik haklarına saygı’’ içerikli ders konulabilir.
Belediyelerin reklam panolarında mobbigle ilgili eğitici afişler kullanılarak halkın bilinçlenmesi sağlanabilir.
İDEAL SOSYAL DÜZENİN OLUŞMASINDA MOBBİNG İLE MÜCADELE BİR KİLOMETRE TAŞIDIR
Türkiye’mizin gelişimine katkı sağlayacak her türlü bilinçlenmede, vatandaş olarak bizlerinde bu konudaki çalışmalara daha duyarlı bir şekilde. destek olmamız gerektiğine inananlardanım.
Mobbingsiz, sağlıklı günler temennisiyle Safir Aktüel'e yayın hayatında başarılar diliyorum.