Ticarette bomba var
--------------------------------------------------------------------------------
Türk ticaret hayatında imha edilmeyi bekleyen 450 bin uyuyan bomba var. 'Bu da nereden çıktı' diyen olacaktır" Hemen söyleyeyim; Yeni Türk Ticaret Kanunu'nu hazırlayan komisyonun başkanı Prof. Dr. Ünal Tekinalp'ı Bursa Sanayici ve İşadamları Derneği'nde (BUSİAD) dinledim.
--------------------------------------------------------------------------------
Tekinalp, yeni Türk Ticaret Kanunu’nu sanayici ve işadamlarına anlattı. Öyle laflar etti ki şimdiye kadar ticaret hayatının nasıl Allah vekil işlediğini bir anlamda ortaya koydu.
Türk Ticaret Kanunu’nda iş dünyasını tedirgin eden bazı maddeler var. Ancak Sayın Tekinalp’i dinleyenlerin bu endişelerinin önemli ölçüde giderildiği kanaatindeyim.
Tekinalp’in söylediğine göre, Türkiye de 95 bin anonim şirket (A.Ş.) bulunuyor. 95 bin A.Ş.’den yaklaşık 90 bininin bilançoları hocanın ifadesiyle sahte!
95 bin A.Ş.’nin yalnızca 580’i halka açık. Bunların da 77’si Borsa’da işlem görüyor.
Türkiye’de ayrıca, 780 bin limited şirketi (Ltd. Şti.) bulunuyor. Bunların da 450 bin tanesi gayri faal!
Yani Türk ticaret hayatının sağlıklı hale getirilmesi, dinamizm kazanabilmesi için imha edilmesi gereken tabir-i caizse 450 bin bomba söz konusu.
Hoca bu konuda çok çarpıcı bir ifade kullandı; adeta TOBB’u bombalayan Tekinalp, “Türkiye’deki 780 bin limited şirketin ne kadarının gayri faal olduğu bilinmiyor. Ancak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı komisyonumuza gönderdiği yazıda 450 bin şirketin tasfiye edilmesini talep etti. 450 gayri faal şirket Türkiye için büyük bir yüktür. Bunların tasfiyesi de büyük bir maliyet gerektirmektedir. Mutlaka Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bu konuda eline taşın altına koymalı. TOBB üniversite yaptırdı. İyi güzel de, üniversite yaptıracağına bu gayri faal şirketlerin tasfiyesine katkı koysa çok daha iyi bir iş yapmış olurdu” dedi.
Kısaca Türkiye’deki şirket yapısının durumu bu…
Sayın Tekinalp, Almanya’dan da bir örnek verdi.
Almanya’da 1993 yılında 3 bin A.Ş. bulunurken, Ltd şirketleri dâhil bugün Almanya’daki toplam şirket sayısı 20 bin civarında seyrediyor.
Türkiye’deki ticaret yapısının çağın çok gerisinde kaldığını belirten Tekinalp, Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun aynı zamanda ticaret hayatında bir zihniyet devrimini de beraberinde getireceğini kaydetti.
******************
İmzaya göre değil bilançoya göre kredi
Yeni TTK’ya göre şirketler krediye artık daha kolay oluşabilecek. Bu günkü sistemde bir şirket bankadan kredi alabilmek için birçok imza vermek zorunda.
Ancak yeni sisteme göre bankalar kredi verirken artık şirketin bilançosunu baz alacak.
Türkiye bugüne kadar Basel Kriterleri’ni doğru düzgün uygulayamadı. Çünkü bizim ülkemizde bilanço raporları genelde bilançoya uygun değil. Yani krediye uygun yapılmıyor.
İşte yeni kanun bu bilançoları da sağlıklı hale kavuşturmayı dolayısıyla krediye daha kolay ulaşılmasını sağlamayı da amaçlıyor bir anlamda.
Yalnız işin bir başka boyutu var;
Biz bir yandan G20 ülkesiyiz. Öbür yandan AB ile tam üyeliği müzakere ediyoruz. Bugün örnek aldığımız, kriterlerini baz almaya çalıştığımız AB ülkelerinin kimisi battı kimisi bacaklarını sallıyor.
Biz de hâlâ AB kriterlerinin peşindeyiz. Oda işin bir başka boyutu!
******************
Site zorunluluğu
ve getirdikleri!
Bir önemli konu da şirketlerin internet sitelerini kurma zorunluluğudur…
Sayın Tekinalp’in verdiği bilgiye göre şirketler yasanın yürürlüğe gireceği 1 Temmuz 2012 tarihi itibarıyla kendi internet sitelerini oluşturmak zorundalar…
Önce şunu belirtelim;
Yasaya göre şirketler bu internet sitesinde her şeylerini paylaşmak zorunda değil. Sitede bilançolar, kâr-zarar hesapları, ayrıca üst düzey yönetici maaşları, ayrıldıkları takdirde onlara ödenen tazminatlar, Genel kurul ilanları sitede yer alması gereken maddeler arasında.
Buna karşın örneğin; şirketin üretim planları, dağıtım kaynakları, tedarik zincirleri, ürün tasarımları gibi konular internet sayfalarında yer almayacak.
Burada Hoca’ya aslında şunu da sormak lazım:
Şirketlerin bilançoları halka açık mı olacak? Ben burada bir fikir jimnastiği yaptırmak istiyorum…
Örneğin; benim bir şirketim var. Ancak 2012 bilançosu eksi veriyor. Bu durumda bankadan kredi almam zor. Peki, çarkı çevirmek için ne yapacağım? Mecburen piyasadan bunu temin etmem gerekecek. Eğer bilançom internette yayınlandığı takdirde herkes tarafından görülecek ve herkese açık olursa o zaman da benim piyasadaki kredibilitem de sarsılmış olmayacak mı!
Peki, o zaman ben çarkı nasıl çevireceğim?
Yoksa bir şifreyle yalnızca şirketin ortakları mı siteye bağlanabilecek ve bu bilançolara ulaşabilecek?
Bu soruların da yanıt bulması gerekir!
İşin özü şu:
Bu kanun, 21. yüzyıl Türkiye’sinin sanayi, ticaret hayatını şekillendirmeyi hedefliyor.
Geçiş dönemi mutlaka sancılı olacaktır. Ancak her zaman olduğu gibi ‘bu işi ben yaptım oldu’ mantığına dayanmamalı diyorum.
Bu konuda mümkün olduğunca çok fazla kişinin görüşüne başvurulmalı!
Örneğin; Avrupa Mercedes üretiyor. Biz Doğan üretiyoruz. Ama biz şimdi kalkıyoruz Mercedes üretmek istiyoruz.
Fakat bu Mercedes AB’nin bugünkü ürettiğinden çok daha iyi olmalıdır.
Bilmem anlatabildim mi?
yazan :Orhan ÇELİK